Bir Aile Olmak 3

Aklımda sürekli bir görüntü dönüp duruyordu, ablamın söylediği laf beynimde yankı yapıyordu, istersem altına yatar çatır çatır amımı silktiririm. Ya öyle bişey olsaydı? Onu yatakta hayal ediyorum, ablamın ufak bedeni altımda eziliyor, sıcacık amcığını vura vura sikiyor, boğazına sarılıp böğürerek içine fışkırtıyorum. Suçluluk duygusuyla kafamı dağıttım, kendimi sohbete zorlayınca sikim tekrar indi ama hala riskli bir konumdaydık.

Kahvaltıdan yarım saat sonra Orkide geldi, üstünü değiştirip, plastik terlikler ve ince bir tayla yanımıza geldi, ablam onu ***** yemeğe oturttu ama onun aklı bendeydi. Yemek biter bitmez yanımda bitti.

-hadi abi

diyerek beni garaja çekti,

-tamam Orkide’cim dur

diye diye arkasından gittim. Takım çantası getirdi, baya güzel bir takım çantasıydı ama pek kullanılmamıştı, Orkide’yi yanıma oturtup scooterinin panelini bir çırpıda söktüm, büyük ihtimalle çok ciddi bir şey yoktu ama birkaç yedek parçaya ihtiyacımız olacaktı, yaptığım her şeyi Orkide’ye anlayacağı şekilde açıklayarak ilerledim. Küçük bir vespası vardı, burda her şeyin ucuz olması alışıldık bir şeydi ama motorunun kondisyonu çok kötüydü, gerçekten hor kullanmıştı. Dediklerimi pür dikkat dinleyerek beni izliyordu küçük kardeşim, ne güzel dikkatim dağıldı diye seviniyordum, iş benim için çok iyi bir odaklanma şansıydı ama som ağzıma sıçayım tam o anda bir şey oldu...

-Orkide yıldız tornavidayı uzatır mısın abicim?

dememle Orkide takım çantasına uzandı ama eli çarpınca ince vida kutusu yere dağıldı, Orkide uzanarak toplamaya çalışsa da başaramadı ve yerde bağdaş kurar pozisyonunu bozup dizlerinin üzerinde vidaları toplamaya başladı. Kafamın 30 santim solunda domalınca taytı araya girip bana mükemmel bir sahne yarattı, gözlerimi alamayıp oraya kitlendim, elimdeki pense neredeyse düşecekti. Siyah taytın şeklini belli ettiği amı o kadar güzel gözüküyordu ki o an oraya kafamı yapıştırıp amının ve götünün karışmış kokusunu içime çekmek, orayı saatlerce yalamak için ömrümden bi 5 yıl verir, kalan yılları da herhalde güzel kardeşimin deliklerini parçalamaya harcardım. Kafamı sallayıp dikkatimi topladım, artık iyice yoldan çıkıyordum, kendimi tutmam gerekiyordu.

-Orkide boş ver abicim onları
-Topladım abim merak etme

deyip tüm tatlılığıyla suratıma güldü. Kendimden hem utanıyor hem de tatlılığı karşısından ******* krizleri geçiriyordum. Amına koyim bi insan nasıl bu kadar tatlı güler diye geçirdim içimden, o geniş ağzına ve dolgun dudaklarına yapışmamak için kendimi zorluyordum.

-Orkide abicim yedek bir iki parça lazım bana, torna satışı yapan bir yer biliyor musun?
-hmmm şehir merkezinde bi mall var, yani şey AVM işte, orda torna var, yakında tamirciler de var, motorumu orda bi bayiden almıştım
-tamam o zaman git Asya ablandan anahtar kap gel onun arabasıyla ihtiyaçlarımızı alalım şoförlük var di mi sende?
-tamam abicim

diye önümden koştu. Ortalığı biraz toparlayıp güzel kız kardeşimi ve içeri yürürken pürüzsüzce sarsılan götünü izleyerek mest oldum. Bugün kolay kolay bitmeyecek gibiydi...

Yarım saat sonra şehir merkezindeydik, önce bayiliğe gidip değiştirmeyi planladığım parçaları ve iyi durumda olmasına rağmen daha da iyi durumda olmasını istediğim fren kablosunu satın aldım, ordan yakındaki AVM’ye ve tornacıya geçtik, neredeyse 1 saatte tüm işimizi tamamlamıştık bile. Eve gitsek henüz erken olacaktı,

-hadi Orkide’cim gezelim biraz, gezdir beni
-tamam abi

diye neşeyle koluma girdi. Birlikte AVM’yi turladık, mağazalarda kıyafetler denedik, telefonumla onun fotoğraflarını çektim sonrasında da bol bol selfieler çekindik. Yanımda baya para getirmiştim, Avustralya’ya gelmek için izin alamadığım işten çıkmıştım ama benim konumumda genelde iş bulmak kolaydı, kenarda param boldu, kiracılar kirayı zamanında yatırıyordu, zaten ihtiyacım yoktu, en kötü kendime yine dükkân açardım ama ona rağmen Avustralya’ya gelmek bana pahalıya patlamıştı, yine de para harcamaktan kaçmıyordum. Orkide neyi beğendiyse ona satın aldım, Orkide başta çok utansa da ben

-güzelliğim benim, çok yakıştı sana, hediyem olsun

dedikçe hoşuna gidiyor utanarak kabul ediyordu. Bir süre sonra elimiz çantalar dolu bir şekilde gezmekten yorulmuş bir dondurmacıya oturmuştuk, Orkide çok ama çok mutlu görünüyor, onu öyle gördükçe ben de mutlu oluyordum, hissettiğim duygular o kadar karmaşıktı ki Asya ablam ve Orkide‘ye resmen aşık olmuştum, bütün o pisliğine rağmen Yıldız ablama bile yakınlık hissediyor, hem şehvetten geberiyor, onları hiçbir şeyi arzulamadığım kadar arzuluyor hem de gerçekten delicesine yüreğimin en derin yerinde seviyordum. Hayatım boyunca kimseye karşı böyle yoğun duygular hissetmemiştim, Orkide’ye bir şey olacak olsa onun yolunda ölür ve gözümü kırpmazdım, bundan o kadar emindim ki çekik gözleri, süt beyazı teni, kiraz renkli dolgun dudakları ve mükemmel gülüşüyle bu kıza ömrümü feda eder başına bir şey gelmesin diye birilerini elimle katlederdim o derece. Bir saat kadar da dondurmacıda oturduk, tam kalkmak üzereyken

-Orkideee

diye hayatımda duyduğum en aksanlı telaffuzu duydum. Orkide şaşırarak arkasını döndü, iki kız yanımıza gelip Orkide’ye selam verdiler ve hararetli bi sohbete giriştiler. Kızlardan biri esmer iri memeliydi, diğeri ise daha oturaklı bir vücuda sahip mavi gözlü sarışın bir kızdı, baya güzel kız olmasına rağmen çok dikkatimi çekemedi, Orkide’nin güzelliğiyle kör olmuştum bile. Sarışın kız ara ara beni keserek konuştu, Orkide’de çok da gönüllü olmadığını hissettirerek kızararak bozararak ona yanıt verdi, araları pek iyi değil miydi acaba. Sarışın kız beni sağlam kesse de hiç laf atmadı, Orkide İngilizce bilmediğimi söylemiş olmalıydı.

Kızlar bir süre sonra gitti ama sarışın giderken bile dönüp dönüp bana baktı, Orkide’de bunu fark edip iyice kızardı ama bu utanç kızarması değil daha çok öfkeydi, ilk kez minik güzelliğimin kaşlarını çatık görüyordum,

-kim bunlar?
-işten arkadaşlar ya önemli değil abi
-baya konuştunuz, ne sordular?
-ya işte napıyon, ne ediyon, neler aldın?
-ee?
-bi de seni sordular işte ben de abim dedim, yurt dışında yaşıyor dedim, çok yakın değiliz zaten, bunlarla benim asıl arkadaş grubum değil, işten öyle kızlar, pek sevmiyorum
-Orkide’m bakışlarından onu anladım, adları ne?

Orkide’m deyince bakışları yine yumuşadı.

-Esmer olan Alice abi, sarışın kasa.. pardon kızın adı da Claudia
-aa tamam, ilginç isimlermiş

diyip konuyu kapadım

-hadi ufaklık gidelim, geç oluyor.

Ordan kalkıp yürüdük ama Orkide’nin tadı baya kaçmış gibiydi, ne olduğunu sorsam da söylemedi, tam AVM çıkısında bi pub gördüm, Orkide’yi yumuşatma açısından İyi olabilirdi, bu güzel gün böyle bitsin istemiyordum. Orkide basta

-araba kullancam abi içmeyelim

dedi ama bir tane biranın promile etki etmediğini söyleyince ikna oldu. Oturup birer 50 cc.ye başladık, ben ilkini bitirene kadar 3-5 yudum anca almıştı, hala kıpkırmızı suratı vardı.

-Orkide, biz çok yeni tanıştık biliyorum ama ben seni yabancı gibi değil gerçekten kardeşim olarak görüyorum, sen de aynı etkiyi yaratamamış olabilirim, hala yabancıyım ama mutsuz olduğun bir şey varsa bana hep söylenilirsin abicim,
-ya abi yok, ne yabancısı abi ben de seni çok… yani kabullendim diyelim, abimsin cidden, sadece ne bileyim..
-anlat bakalım abine, noldu canını sıkan biri varsa gider ayak bi güzel döveyim..
-Ya yok öyle değil, abi söylicem ama kızmıcan..
-söyle Orkide’m niye kızayım?
-ya abi ben bu Claudia’yı hic sevmiyorum, çok egolu kız ve işyerinde hep beni dışlıyor, arkamdan iş çeviriyor, benim oyun oynattığım çocukların annelerine falan beni kötülüyor
-ee dövelim?

baya güldü

-ya yok işte, bizi görünce geldi ya şaşırdım, selam vermez normalde ama sırf beni gıcık etmek için seni sordu, yani bilmiyorum, senin cok yakışıklı olduğunu söyledi, kim bu dedi, ben de dalgınlıkla arkadaşım dedim, sonra arkadaşınsa numarasını alabilir miyim dedi ben de İngilizce bilmediğini söyledim o da öğretirim ben falan diye şaka yaptı, ben de gıcık oldum, çok ısrar edince..
-ee

Orkide iyice kızardı.

-ben de gitsin diye sevgilim o benim dedim.
-ahahaha Orkide buna niye kızayım?
-ne bileyim abi ya, kızarsın falan diye utandım, bir de öyle dememe rağmen giderken hala sana bakıyordu kaşar. Claudia güzel kız bi de sen de bekarmışsın ablam öyle dedi, belki sen de ondan hoşlanmışsındır diye düşündüm ama yalan söyledim, onla olmanı istemedim abi özür dilerim.
-sorun değil Orkide’cim, yanımda sen gibi bi güzellik varken ona okey desem günah olurdu zaten, iyi demişsin, bi daha görürsem Orkide benim sevgilim derim, sen öğret bana o nasıl deniyor...

Orkide öyle deyince aptal aptal sırıttı, flört etmem çok hoşuna gidiyordu, ablamın dediği gibi çok düşkün yapılı kıskanç bir kızdı ama beni kıskanması hoşuma gitmişti.

-Claudia’yı beğenmedim onla çıkmam ama esmer kız güzeldi Alice’miydi adı?
-evet

dedi Orkide ama direkt yüzü düşmüştü, hemen siniri bozuldu.

-hmm sen onu da sevmiyorsun sanırım
-pek değil abi ama sen istersen ayarlamaya çalışırım...
-hmm sen istemiyorsan olmam onla ama bir şartım da var

Orkide kaçırdığı gözlerini bana dikerek.

-ne şartı?

diye sordu. Elimi uzatıp çenesini tuttum, yüzünün güzelliği yine mest etti.

-Orkide hanım sizin istemediğiniz kimseyle çıkmam ama şartımı kabul ederseniz. Sizin benim kaşarlarla çıkmamı istemediğiniz gibi ben de kardeşlerimi çok kıskanan biriyim, Yıldız ablamın sevgilisi mesela, hiç ama hiç beğenmedim, ona karışmam ama seni de öyle heriflerin yanında görmek istemiyorum, eger sen bana sormadan oğlanlarla çıkmaz isen ben de senin onayın olmadan kimseyle çıkmam nasıl teklif?
-güzell
-olur mu?
-olur abicim söz sana, sen istemezsen kimseyle olmam, ben zaten çok konuşmuyorum oğlanlarla
-hoşlandığın biri yok mu?
-yook
-iyi aferin benim güzelime

deyip alkolün de etkisiyle yanağına sulu bi öpücük kondurdum. Öpücük birkaç saniye sürünce Orkide direk pancar gibi kırmızı oldu ve benim sikim tekrar inmemek üzere kule gibi tekrar dikildi. Orkide birasını bitirene kadar hızlı hızlı 4 bira daha içtim ama çakır keyf olsam da sikime giden kan geri gelmedi.

Hava iyice kararınca Asya ablamı da endişelendirmemek adına eve döndük, garajdan eve girdiğimizde Yıldız abla evde değildi, ablam acil bir köpek ameliyatına gittiğini söyledi. Asya abla da akşam yemeğini çoktan yemişti ama bizim için ayırdıklarını tekrar ısıttı. Ablam Orkide’ye aldıklarıma bakıp

-ne güzel düşünmüşsün abisi, Orkide teşekkür ettin mi abine?

diye neşeyle sordu

-ettim ablacım merak etme. Çok güzel bi gün geçirdik abimle, buraya iyi ki gelmiş

dedi. Onlar sıcak bir gülümsemeyle böyle sözler söyledikçe içten içe eriyordum ama bir yandan da dışarıya erimem gereken meseleler vardı, ciddi ciddi biraz daha boşalmaz isem kardeşlerimden birini tutup şaplata şaplata sikerim diye korkmaya başlamıştım. Boku çıkmadan bu olayı bitirmem gerekiyordu.

-Orkide’cim sen aldığım parçaları garaja koy sonra uyumaya git, yarın iş var yine. Yarın uyanınca motorunu tamir ederim tamam mı güzelim?
-tamam abi uykum var zaten

diyip yanağıma bir öpücük kondurup odasına geçti, ben de odaya geçip kendime temiz kıyafetler hazırladım, tam ablamın odasındaki ebeveyn banyosuna yöneliyordum ki aklıma ablamın sabahki çorapları gelip beni iyice kudurttu, mutlaka onları koklaya koklaya boşalmalıydım bugün. Hem onun heyecanından hem de alkolün etkisiyle banyo kapısında biraz sendeledim, tam o anda sofrayı toplamış olan ablam pijamalarıyla içeri girdi.

-iyi misin aşkım?
-iyiyim abla duşa giricem
-hayatım istediğin gibi gir tabiki de bak pek ayakta duramıyorsun, istiyorsan sabah gir.
-yok abla ya girmem şart, sıcak suya ihtiyacım var, hem koktum tüm gün.

Ablam dibime girip beni biraz kokladı, koklarken kızardığını, hafif hafif gözlerinin kaydığını fark ettim.

-mis gibi kokuyorsun, sorun yok bence
-yok abla ya gireyim
-çok mu yorgunsun
-biraz abla
-tamam gir, ben de geliyorum, seni bi keseleyim masaj da yaparım çok iyi gelir.

Hay amına koyim ya, boşalmak haram oldu diye geçirdim içimden, biraz daha boşalamazsam cidden artık tehlike teşkil edecektim. Ablam itirazlarımı pek dinlemeyip ardımdan banyoya girdi, duşa kabine girdim, baksırıma kadar soyundum.

-aşkım bu ne kıçındaki, çıkar onu, seni nasıl keselicem, su dökcem üzerine böyle?
-abla ayıp olmasın
-ya Kenan, aşkım saçmalama ya, hadi ablacım çıkar ver onu ablana.
Nasıl olsa arkam dönük diye çıkardım verdim ama sikim artık zirvesindeydi. 17 santim dümdüz çok da kalın olmayan bir sikim vardı ama son iki günün etkisiyle sanki iki katı gibi hissettiriyordu. Taşaklarım resmen döl doluydu ve ağırlıktan sarkmıştı desem yeriydi, göz ucuyla bakınca ablamın tişörtünü de çıkarıp kirliye attığını gördüm, banyonun loş ışığında sutyenli minik memeleri artık benim sabrımın son zerrelerini zorluyordu. Sıcak suyu açıp, duş baslığıyla sırtımı bir güzel yıkadı, sonra lifi alıp iyice köpükledi, sırtımı ve götümü lifle güzelce bastıra bastıra köpükledi, bastırırken de kendi kendine söylenip duruyordu.

-ne geniş omuzlu çocuksun sen ya, cidden annenin genleri güzelmiş hayatım, babam tıfıl sayılırdı
-annemin tarafını bilmiyorum abla, yani annemi çok görmedim ama dedem iriydi tabi

Asya ablam annemle ilişkime çok üzülüyordu, ona annemin benimle çok ilgilenmediğini söyleyince şok olmuş, mektuplarda annemin babama sürekli beni anlattığını söyleyip beni şaşırtmıştı, ablam bir yandan da kendisi annesiyle büyümüşken babaları kötü de olsa varken benim ikisinden de yoksun büyümeme ekstra üzülüyordu, belki de benimle ondan böyle annemmişçesine ilgileniyor, sanki hiç başımda olmamış annem olmaya çalışıyordu. Ablam bir süre daha masaj eşliğinde sırtımı ovdu, ikimiz de nefes nefese kalmıştık, banyo sıcak suyun dumanıyla kaplanmıştı ve ter içindeydik, pek konusmuyordukda sadece nefes ve köpük sesi akıyordu. Bir anda

-hadi önünü de yapıyım aşkım

dedi. Önümü dönersem benim yarrağımın ablamın suratına şak diye çarpmak dışında şansım kalmayacaktı. Duşa kabinin kenarında sabit seramik bir oturak vardı, itiraz etsem de ablam ittire kaktıra beni oraya oturttu, önümde diz çöktü, ellerim sikimi zar zor kapatıyordu, kırmızı ve şişmiş başını mutlaka görüyor olmalıydı ama bakmıyor gibi yapıyordu. O da iyice terlemişti ve beni yıkamaya devam edecekse duşa kabinin içinde ıslanmamasının imkânı yoktu, bir süre ne yapacağını düşünür gibi oldu, sonra,

-amann ablacım çok özür dilerim ama sen yabancı değilsin, geberdim burda, bişey olmaz kardeş kardeş yıkanırız

deyip, sutyenini çıkarıp kirliye fırlattı, sonra da şortunu bir çırpıda külotuyla birlikte çıkarıp fırlattı. Kafayı cidden yiyecektim, yani böyle bir şey mümkün olamazdı, pespembe meme uçları vardı, bu kadının oğlu olmak herhalde dünyada cenneti yaşamak olurdu, şu memelerden süt içen birinin sağlıklı olmama olasılığı yoktu, iki memeye kafayı yaslayıp koklayan adam 3 yıl hastalık yüzü görmezdi. Amcığını ucundan gördüm, çünkü hemen oturduğum yerin önüne diz çöküp görüş acımı bozdu, abla domal lütfen o güzel amını götünü saatlerce izlemek istiyorum diyemeyeceğim için tüm dikkatimi memelere verdim. Ablam kızar mı diye korktum ama o fark edince sadece şefkatle gülümsedi, yaklaşıp ellerini köpükledi, sonra yüzümden, boynumdan, omuzlarımdan ve göğsümden köpükleye köpükleye masaj yapmaya başladı, bir yandan duvardan sırtıma dökülen su sırtımdan aşağı yayılıyor ara sıra ablamın vücudunu da bi güzel ıslatıyordu, ablam köpükleyip masaj yaptıkça

-ohh bak mis gibi olduk

diye diye beni öpüyordu, yanaklarımı, dudağımın kenarını, göğsümü, kollarımı falan yıkadıkça öpmüştü.

-bir de istemiyordun beni, bak ben ne güzel yıkadım seni, küçükken elimde büyüsen hep yıkardım, var ya Orkide’yi az yıkamadım ama maşallahın var aşkım benim, çok irisin, aslan kardeşim benim...

Yavaş yavaş bacaklarıma indi, ayaklarımı ve bacaklarımı da köpükleyip masaj yaparak kaşıklarıma yaklaştı, sonra bir anda ellerimi tutup sikimden çekti, masajın etkisiyle artık direnecek gücüm kalmamıştı. Ablam bir an dondu kaldı, sikimi benim onun memelerini kestiğim gibi dudaklarını ısırarak bir sure şaşkınlıkla kesti.

-Orası da iri geldi sanırım abacım...

diye ağzımdan kaçırdım, suratıma utanarak baktı sonra başını sallayarak yıkamaya kaşıklarımdan devam etti, kasık kıllarım, bacak aralarım falan derken eli sikime değip duruyordu, bu sıralarda kafamda bir mahkeme vardı ve resmen savaş veriyordum. Masum ilişkimize dokunmamalı mıydım, yoksa yoldan çıkıp yıllar sonra tanıştığım tek ailemi, kardeşlerimi sikmek için her şeyi riske mi atmalıydım? Ablam işimi hiç kolaylaştırmayarak köpüklü lifi sikime sıktı sonra sağ eliyle sikimi, sol eliyle taşşaklarımı köpüklemeye başladı ve o an kalbim ve beynim durdu, kafamı arkaya atıp tavana kitlendim, ablam hafif hafif sikimi baştan sona okşuyor, arada sıvazlıyor, diğer eliyle hem taşaklarıma masaj yapıyor hem de arada ölçer gibi eliyle tartıp kaldırıyordu. Taşşaklarımı şöyle bir eline alıp o minik avcundan taşınca

-hey maşallah

diye mırıldandı. Ablamın elleri harbiden sikimi olduğundan büyük gösteriyordu ama o kadar marifetliydi ki. Ablam yıkadığı her yerime yaptığı gibi köpüklediği sikime de tam da taşşaklarımın ve sikimin birleştiği noktaya dolu dolu bir öpücük kondurdu.

-canim kardeşim benim mis gibi oldun

Elleri iyice hızlanmış, sikimi bildiğin deli gibi sıvazlar olmuştu, çok ama çok doluydum, beynim ve kalbim allak bullaktı, taşaklarım öyle bir doluydu ki vücudumdaki tüm sıvı orda gibi hissediyor, kendimi dur Kenan dur lütfen diye zorluyordum. Ya kardeşlerini kaybedersen ya ablanın masum bakışlarını, ilişkini bozarsan? Ya onu hayal kırıklığına uğratırsan? Sonra masumun kim olduğunu düşündüm, ne masumu amk diyerek beynimde yankılandı, masum dediğim Asya ablam çırılçıplak karşıma çökmüş yarrağıma hayranlıkla kitlenmiş sıvazlıyordu, sorsan masaj yapıyordu tabi. Yarrağım git gide ablamın ellerinde kasılmaya başlamıştı, savaşı siktir ettim, kendimi tutmayacaktım, hayat boyu hep tutmuş hiçbir şey istememiştim, şimdi istiyordum, hatta hak ediyordum amk. Bu benim ailemdi ve bana ait olmalıydı, bana ait olacaktı! İstiyordum amk. İlk defa bir şeyi deli gibi istiyordum, kardeşlerimi istiyordum, hepsini alıp sikime oturtmak, sabahlara kadar becerip amlarına boşalmak, bu ailenin tek sahibi ben olmak istiyordum! Olacaktım da! Sikim iyice kasılmaya başlayınca

-benden günah gitti!

diyerek ablamın kafasını iki taraftan kavrayıp sikime yaklaştırdım, ablam gözlerini şaşkınlıkla kaldırsa da ne itiraz etti ne de sıvazlamayı bıraktı.

-ohh, ahhh, oyssshh

diye diye güzel ve bebeksi suratına kitlendim.

-al bakalım ablacımmm

sözleri kaçtı dudaklarımdan, sonra da hayat boyu hiç boşalmadığım miktarda dölü ablamın güzeller güzeli suratına fışkırtmaya başladım, boşalmıyor resmen işiyor gibiydim, bir döl ipliği bitmeden ötekisi fışkırıyor, ablamın suratına mermi gibi çarpıp onu titretiyordu. İlk dalga çenesine geldi, sonraki burnuna, sonra sol yanağına, sonra alnına, sonra gözlerini açamayacağı yoğunlukta bir gölcük oluştu gözlerinde. Boşaldıkça titriyor, resmen böğürme sesleri çıkarıyordum, ablam hala sikimi sıvazlamayı bırakmıyordu. Döllerimin bitmediğini saçlarına da fışkırtmaya devam ettikçe anladı, bir şey söylemek için ağzını açınca fırlayan iki şerit döl daha damağına ve diline şlap diye yapışınca şaşkınlıkla kapadı ağzını.

-oysş, ohh, ahhh

diye diye son damlaları fırlattığımda resmen ruhum çekilmiş gibi arkamdaki duvara devrildim, ablamın kafasını hala sımsıkı tutuyor olduğumu fark edip saldım. Banyoda sadece su ve ikimizin hayvan gibi nefes alıp verme sesi geliyordu, ablam bir iki kez öksürdü ve döl artıklarım dudaklarından yere fırladı. Zevk beni terk edince ne yapacağımı bilemez şekilde öylece kaldım, ablam hafiften yumuşamış sikimi hala yavaş yavaş sıvazlamaya devam ediyordu. Yanlış kararı mı verdim diye korkuyla sorguladım kendimi, sonra ablam sessizliği bozdu, doğru kararı verdiğimi kafama kazımak istercesine sözleri banyoda yankılandı...

-Aferin benim kocaman yaraklı kardeşime, oh...

Ablam sikimi son kez sıvazlarken kalan son birkaç damla da beni titrete titrete boynuna fışkırdı. Banyoda bir süre suyun ve nefeslerimizin sesi dışında hiçbir ses çıkmadı. Ablamın yüzü döllerimle kaplanmıştı ve gözünü bile açamıyordu, nefeslenmek için ağzını açtığında burnundan sarkan döllerim ağzına doğru aktı ama tükürmedi, nefes almasıyla ağzına giriyor, vermesiyle dışarı çıkıyordu, bu görüntüyü izleyerek zevkten çıldırsam da sanki tüm gücümü boşaltmış gibi hissediyordum. Ablamın az önce benim için yaptıklarını düşündüm ve ona karşı şefkat duydum, o benim meleğimdi, şimdi bir şey demiyordu çünkü hamleyi o yapmıştı ve muhtemelen ne düşündüğümü bilemiyor, çok gergin, korkak hatta pişman hissediyordu.
Published by afuygun
9 months ago
Comments
Please or to post comments