Gizli düşünce - Kusursuz yaşanan - 15

Şarkı bitmişti ama karım henüz yeni başlıyor gibi dudaklarımdan ateşli öpücüklerini eksik etmiyor delirmiş gibi öpüşüyorduk. Beni elleri ile itekleye itekleye hemen arkamdaki tahtadan yapılmış sedir vari oturma alanına kadar sürükledi, kemerimi açmaya ve pantolonumu çıkartmaya çalışırken ben karımın raydan çıktığını çoktan anlamıştım, açıkçası hiç itiraz edecek durumda değildim ama işte yakalanma duygusu ile heyecanlanmıştım. Karım bir çırpıda pantolonumu ve çamaşırımı diz kapaklarıma kadar indirip önümde diz çökerek kazık gibi olmuş sikimi çoktan ağzına almıştı.

-Aşkım istersen evimizde devam edebiliriz

dedim ama sikimi ağzından çıkartıp konuşmaya bile tenezzül etmeyip sağ baş parmağını yukarı kaldırıp görebileceğim şekilde bana doğru sallayarak uyarısını yaptıktan sonra hızlıca sikimi emmeye devam etti. Sürekli etrafı kolaçan etmek zorunda olduğumun dışında aslında her şey yolundaydı, işin iyi tarafı kamelyaya geldiğimizden beri hiç gelip giden olmamıştı, anlık olarak inşallah kamera yoktur şeklinde aklıma gelen endişe verici düşünce ile bir anda gözlerim yukarda tüm kamelyanın tavanını düşündüğüm gibi bir kameranın olmaması için dua ederek gezindikten sonra görebildiğim bir kameranın olmaması da beni mutlu etmişti, anladığım kadarıyla ben karım ve kendi adıma iki kişilik endişe ediyor telaşlanıyorum ki karımın Dünya sikinde değildi. Birazdan üzerindeki tüm kıyafetleri çıkartıp üzerime çıkacak diye endişelenmeye başlamıştım, o kadar rahat hareket ediyordu ki gerçekten onu anlamakta zorlanıyordum, tamamen servis dışı olmuş durumdaydı karım, o kadar zevk alıyordum ki bunu düşünecek ve tadını çıkartacak zaman bulamamıştım, karım ayağa kalkıp arkasını bana dönerek düğmelerini açıp çamaşırı ile birlikte pantolonunu diz kapaklarına kadar indirdikten sonra kucağıma oturmaya çalışıyordu, arkasına doğru uzattığı elinin yardımı ile zaten sulanmış olan amına bir çırpıda sikimi sokup oooohhh bile demişti, ben etrafı kolaçan etmekten olaya çok konsantre olamasam da ben iki kişilik telaşlanıyor karımsa iki kişilik raydan çıkıyor keyif alıyordu. Karım hızlı bir şekilde yukarı aşağı hareket ederek sırılsıklam olmuş amının derinliklerine kadar sikimi sokuyor çıkartıyordu, tarifsiz bir duygu yoğunluğu içinde yapabildiğim tek mantıklı şey ellerimle kavradığım belini aşağı yukarı hareket ettirerek ritmine uyum sağlamaya çalışıyordum, dürüst olmam gerekirse karım ile bu kamelyada bu saatte bu pozisyonda saatlerde sikişmek isterdim ama o kadar tahrik olmuştum ki boşalacağım dahi diyemeden ve dahası henüz karımı boşaltmamışken tüm spermlerimi karımın derinliklerine doğru fışkırtıyordum.

Son 10 dakikadır ilk defa şimdi gözlerimi kapatarak etrafı kolaçan etme görevine ara vermiş keyfini çıkartıyordum, karım sikimi amının derinliklerine sokup çıkartmaya çalışıyorken yaşadığım krampların farkına vararak ya boşalmak üzere olduğumu ya da boşalıyor olduğumu tahmin ederek sikimi amından dışarı çıkartarak bana doğru dönüp önümde diz çökmüş, gözlerimiz yeniden buluştuğunda ben tüm spermlerimi karımın içine boşalmıştım, yine anlaşmış gibi dudaklarımız bir anda buluşup öpüşmeye başladı, kelimeler ile tarif etmekte kendimi aciz hissettiğim bir orgazm yaşamıştım az önce. Karımın ayağa kalkıp endişeli ve hızlı hareketler ile toparlanmaya çalıştığından her ne kadar bize doğru gelen birilerinin olduğunu düşünsem de yersiz bir endişe olduğunu kısa sürede anlamış olarak ben de ayağa kalkıp toparlandım, hem ortamdaki sessizliğe son vermek hem de planlarımdan karımı haberdar etmek için

-Aşkım burada dans etme sürprizimin sonunda magnum gömmek te vardı, sıra geldi magnum yemeye

diyerek istasyona doğru yürümeye başladım. Çok geçmeden karım hızlı adımlarla yanıma gelirken yeniden bir simetri rahatsızlığına maruz kalmamam için uygun adımını ayarlayarak koluma girmiş birlikte istasyonun marketine doğru aynı adımlarla yürümeye başlamıştık. Ben arabayı ana yola çıkartmak için gerekli manevraları yaparken karım az önce istasyondan aldığımız dondurmalardan ambalajını açtığı ilk magnumu bana verdikten sonra diğer magnumu kendisi için açmaya başladı, nihayet bu güne ait son sürprizimi de gerçekleştirmenin sevinci ile ana yola çıkmış evimize doğru gidiyorduk. Bir kaç saat öncesinde olduğu gibi hiç acelem yoktu, bu sebeple ayağımın altındaki gaz pedalına şefkatli davranıyordum, karım magnumunu sağ omuzuma yatarak yemeyi tercih etmişti, arabanın içinde zifiri bir sessizlik hakimdi, karımın sahip olduğu sessizlik magnum yiyor olduğundan değildi, benim araba kullanıyor olmak gibi bir bahanem olsa da ben bu bahane arkasına kesinlikle sığınmış değildim, ben açıkçası dün ve bu gün yaşadıklarımızı düşünüyordum, bundan dolayı sessizliği tercih etmiştim, mutluluğumu borçlu olduğum şeyleri bir bir çıkartıp cebime koyuyordum, bittiğinde hepsini çıkartıp onlara bir şükran günü düzenleyecektim, karım da buna yakın bir şeyler yapıyor olmalıydı, ağır hareketler eşliğinde magnumunu yerken hızlı bir şekilde bir kaç günün muhasebesini yapıyordu, bunu omuzuma yatmış bir şekilde yapıyor olması çok hoşuma gitmişti. Onu rahatsız etmemek için neredeyse nefes almıyordum desem yeridir, karım magnumunu benden sonra bitirebilmiş çöpleri bir araya getirip poşete koymak için kalkmıştı ki elimde beklettiğim çöpüde poşete koyması için karıma doğru uzattım. Karımı mutlu görmek beni ayrıca mutlu ediyordu, bir süredir omuzumda yatarak düşündükleri karımı mutlu etmişti belli ki.

-Yolculuk nereye kaptan

sorusu arabadaki zifiri sessizliği bozmuş, karşımda bir çift mutlu göz benden cevap bekliyordu.

-hayattan kaçmak için değil hayatı kaçırmamak için yola çıktık aşkım. Yolculuk senin ile olduktan sonra nereye olduğunun bir önemi yok!

dedim. Duygulandı ve engel olamadığı titreyen ses tonu ile

-Kurban olurum sana

kısmını anlayabildiğim ama sonundaki muhtemelen sikici erkeğim kısmını sesi daha çok titrediği için anlayamayıp uydurduğum bir cümle kurarken dudağıma bir öpücük kondurdu. Yolculuğumuz az önce birlikte dans ettiğimiz Funda Arar’ın şarkısından alınan kıtaları karımın dile getirmesi ile evimize gidene kadar devam etti.
!Bazen Bir Söz
Bazen Bir Tek Kelime
Bir Ömrü Değiştirir
İki ayrı Yaralı Yürek
Tekrar Bir Anda Birleşir
Doldur Yüreğimi
Yüreğim Sensiz Bomboş Bir Yer
Ben Sana Bakınca Anlarım Cennet Nasıl Bir Yer
Yap Sen Gereğini
Nefesim Son Kez Senin Olsun
Kalbim Vaz geç Gerçek Veda Olsun…….!

Arabayı uygun ve güvenli bir yere park ettikten sonra karım ile birlikte eşyalarımızı arabadan indirmeye başladık, karımın belini ağrıtacaksın uyarıları eşliğinde ağır sayılabilecek parçaları ben diğerlerini karım yüklendikten sonra önce asansörün kapısını daha sonra evimizin kapısını açarak

-evimmm evim güzel evimmm

naraları eşliğinde kapıyı arkadan kapattık. Ellerimdeki eşyaları orta yere bıraktıktan sonra oturma odasında bana en yakın koltuğa kendimi atıverdim, karımda beni takip ederek hemen karşımdaki koltuğa oturmuş, beş yıldızlı bir hafta sonu gezisi yaşamış ve orta mesafede bir dönüş yolculuğunu bitirmiştik. Hafta sonu yaşadığımız maceralar film şeridi gibi gözümün önünden geçerken gözüm karıma takıldı, zannediyorum oda aynı film şeridini izliyor olmalıydı, oturduğum koltukta yorgunluğumun her geçen dakika daha belirginleşmesinden dolayı ayağa kalkacak enerjiyi kendimde bulamadım, eğer o enerjiyi kendimde bulabilseydim aniden ayağa kalkıp karımın ellerinden tutup onu ayağa kaldırdığım gibi belinden tutarak bikini bölgesini kendime aynı anda da dudaklarını dudaklarıma yapıştırarak şööööyle ıslak ve gürültülü bir öpücük kondurduktan sonra sırılsıklam öpüşürdüm onunla. Gürültülü dedim bak beynimdeki itiraf reseptörü tetiklendi şimdi, yaaaa! bir şey itiraf edeceğim, hayatım boyunca işittiğim sesler arasında 2 ses beni çok mutlu etmiştir, birincisi öpüşürken, ikincisi ise sırılsıklam sulanmış davetkar bir amın içine girip pompalarken çıkan ses, bir de ATM den para çekerken ki makinanın çıkarttığı o para sayma sesi varyaaa offf bak aklıma geldi şimdi yine yalancı orgazm yaşayabilirim : ) Biri çıkıp bana ıssız bir adaya gidecek olsan yanına alacağın 3 şey ne olurdu diye bir soru yöneltse yukarıda sıraladığım 3 sesten ikisini ya da en kötü birini listeme eklerdim, e tabi suç ortağım liste başı olurdu elbette.

-Bir yorgunluk kahvesini çoktaaaan hak ettik

cümlesi ortamdaki sessizliği bozmaya yetmişti. Karım oturduğu koltuktan fırlayıp hızlı adımlarla bana doğru yürüyerek tam önümde bana doğru eğildikten sonra dudaklarıma gürültülü bir öpücük kondurmuştu, aldığım bu öpücüğün etkisi halen devam ederken karım kahveleri yapmak için mutfağa doğru ben de hafta sonu telefonuma kaydetmiş olduğumuz ses kayıtlarımızı kardeşlerinin yanına kaydetmek üzere bilgisayarın olduğu odaya doğru hareketlendim, bilgisayarı açıp kayıt işini bitirdikten sonra eski kayıtlardan birini açıp dinlemeye başladım. İçerde kahve yapmakla meşgul seksi kadının sesi kulaklarımdaydı, o itiraflarını peş peşe sıralarken bense aniden geçmişe doğru heyecanlı bir geziye çıkmıştım, dinlemeye devam ettikçe o günleri adeta yeniden yaşıyordum, o günlerde adını dahi koyamadığım bir çok şeyi bu gün yine yeniden yaşamak için planlar yapıyor sürprizler hazırlıyordum. Başka bir erkeğin kollarında sikilen karımın gözlerindeki mutluluğa şahit olmaktı cuckold, karım benim şahitliğimde seksi, ihtirası, arzuyu ve sikilmenin zevkini yeniden hissediyorken biz üç kişi olarak bunun kitabını yazıyorduk, bana kalırsa bir kadının başka bir erkekle özgürce sex yapabileceği yer kocasının yanıdır, kadın kocasının onu izlediğini bilir ve özgürce kendini siktirirken kocasını mutlu ettiği için mutlu olur, koca ise karısının yüzündeki mutluluğa ve aldığı zevke şahit olduğundan dolayı mutlu olur, yıllarca farkında olmadan kendimizi bu zevkten mahrum bırakmışız. Karımın sesinden dinlemekte olduğum itiraflar ile geçmişe gerçekleştirdiğim yolculuğum karımın

-Aşşşşkııım, aşkım kahveler hazır

uyarısı ile bitmişti. Bilgisayarı kapatıp hızlıca mutfağa doğru yürürken kahvenin o muhteşem kokusunu alabiliyordum, kırk yerimden kamçılayan bu koku beni taaa balkona kadar götürmüştü, karım kahveleri alıp balkona geçmiş masanın üzerine yerleştirdiği kahveler ile beni bekliyordu, kahveler kadar karımda harika görünüyordu. Karımın yanına oturduğum gibi kahve eşliğinde hoş bir sohbetin fitili ateşlenmişti, ortamda karım, ben, kahvelerimizin dışında katıksız samimiyet vardı, amasız ve fakatsız bir sohbetin tadına varıyorduk. Yıllarca karı koca sohbet ettiğimizi zannederek tabir yerindeyse karnımızdan konuşmuşuz, eskiden şimdiye değişen şeyleri hızlıca hafızamda canlandırıyordum, inanıyorum bu gün bir çift kahvenin şahitliğinde sözüm ona sohbet ettiğini zanneden sahte insanlar ve hatta çiftlerin sayısı azımsanmayacak kadar çoktu, bir zamanlar o listede sahte bir çift olarak biz de varmışız! Bunu bu gün yudumladığım kahvenin eşliğindeki sohbetten aldığım zevki iliklerime kadar hissedebilen bir adam olarak çok net görebiliyordum. Kahvelerimiz çoktan bitmiş ikimiz de acıkmıştık ama sohbet çok koyu ve vaz geçilmezdi, yaşadığımız güzel anları ve mutluluğumuzu bir birimize anlattık durduk, konu çarşamba günü olacağım ameliyata gelmişti. Ameliyat sonrası için daha sağlıklı biri olacağımı umarak mutlu oluyor bu mutluluğumu karım ile paylaşıyordum, karıma gelen telefonun sesi sohbetimizi bölmüş karım telefonuna bakmak üzere hızlı adımlarla odaya doğru hareket etmişti, masa üzerindeki fincanları tepsiye koyarak ben de mutfağa doğru hareketlendim. Saat geç olmuş ve karnım zil çalıyordu, karım telefon ile konuşurken ben kim ile konuştuğunu merak ederken aynı zamanda dolabın kapağını açmış bilmediğim bir şeyin cevabını bulurken sıklıkla yaptığım gibi dudaklarımı birleştirip hafif öne doğru sündürmüştüm dolabın önünde. Akşam yemeği için ne yapsak sorusunun cevabını bulmaya çalışan gözlerim dolap içerisindeki arayışını devam ettiriyorken karımın telefonu bitmişti.

-Arayan Erkan’dı

dedi telefonunu kapatıp masaya koyarken.

-Ben de akşam yemeği için ne yapabiliriz diye bakınıyordum.
-Aşkım akşam için hamburger ve yanında patates kızartması yapabiliriz. Erkan kan gurubunu sordu ben de söyledim, çarşamba ameliyatımızın olduğunu hatırlattı ki biz de az önce tam onu konuşuyorduk dedim. Ameliyat için olası bir ihtiyaç olursa kullanmak üzere kan gurubunu öğrenmesi gerekiyormuş, bel fıtığı ameliyatı için bir nevii prosedür olduğundan bahsetti, hafta sonu bir kaç kez gelip zilimize basmış bizi göremeyince endişelenmiş, şehir dışında bir arkadaşımızın düğünü vardı ona katıldık diye yalan söyledim bende.
-Aşkım yalan sayılmaz, her ne kadar Mahir ile artık görüşmeyecek olsak ta o bizim arkadaşımız sayılır, hfta sonu Mahir’de biz de en az düğünümüz olduğu kadar eğlendik ve mutlu olduk.
-Evet aşkım kesinlikle haklısın, senin sayende gerçekten harika bir hafta sonu yaşadım.

Karım hamburgerleri yaparken bende patates kızartması işini üstlendim. Akşam yemeğini yedikten sonra artık dinlenme zamanı gelmişti, önce karım sonra ben güzel bir duş aldıktan sonra yattık, ertesi gün sabah karım işe gideceğinden dolayı yatar yatmaz uykuya dalmış, ben ise uyumak yerine çarşamba günü olacağım ameliyatı düşünüyor ve açıkçası birazda endişeleniyordum. Evet doktor çok garantili konuşmuş, bundan daha kötü durumdakileri ameliyat ettiğini söylemişti ama işte bir aksilik olursa sonuçları ne olur diye endişeleniyordum, neticede çok riskli bir bölgeydi, yaşanabilecek en ufak bir sorunda tekerlekli sandalyeye mahkum olabilirdim, hatta daha kötüsü olabilirdi. Mabad-ı şahane kısmetten çıkınca sikicisi bağdat’tan gelir derler o hesap bizim götte kısmetten çıktıysa yapacak bir şey yok aslında, hocaya güveneceğiz yatacağız masaya ya herro ya merro. Bende yorgunluğuma yenik düşerek uyuyakaldığımı dudaklarıma kondurulan bir öpücük ile uyandığımda anlamıştım.

Sağlam ve deliksiz uyumuşum resmen, aklımda mabad-ı şahanemin kısmetten çıkıp çıkmadığı, karşımda karımın gülen gözleri, içimde ise ameliyat gününe bir gün daha yaklaşmış olmanın hüznü vardı. Sabah çoktan olmuş karım benden önce uyanıp çoktan kahvaltıyı hazırlamıştı.

-Aşkım kahvaltı hazır, uyandırmaya kıyamadım çok tatlı uyuyordun, beni işe götürecek yakışıklı bir erkeğe ihtiyacım var, haydi bir an önce kalk birlikte kahvaltı yapalım ve sonra beni işime yetiştir.

Dedi dudağıma son bir kez öpücük kondurarak. Yatağımdan fırladığım gibi soluğu banyoda almış hızlandırılmış bir yüz yıkama seansından hemen sonra aynı tempoda kıyafetlerimi giydikten sonra kendimi mutfağa atmıştım. Masadakiler karım kadar enfes olmasa da şimdilik hızlı bir şekilde onları yiyor karımın işe geç kalmaması için zamanı çok iyi kullanmaya çalışıyordum, aslında karımın altına hangi renk iç çamaşır giydiğini merak etmiyor değildim ama buna bakacak kadar bile zaman yoktu, karım ile ben adeta en hızlı kahvaltı yapma yarışına tutuşmuşçasına masada bulabildiğimiz yiyeceklerden atıştırıp tam olmasa da idare edecek miktarda karnımızı doyurup mutfağı terk etmek üzere sandalyelerden kalkmıştık.

-Aşkım ben eve gelince masayı toplarım merak etme, zaman kaybetmeyelim geç kalacaksın şimdi.
-Sen bir tanesin aşkım, senin ile evli olduğum için kendimi ayrıcalıklı hissediyorum.
-İki gün sonra ameliyatım var ya ölürsem o zaman ne yaparsın?
-Woaoohaa aşkım ağzından yel alsın, sakın böyle şeyler düşünme, aklına bile getirme sakın, paşalar gibi girip sağlığına kavuşmuş halde çıkacaksın, ben buna sonuna kadar inanıyorum, her şey yolunda gidecek ve sağlığına kavuşacaksın, daha çok maceralara birlikte yelken açacağız aşkım.

kulağıma eğilerek

-Senden bir tane daha bulma şansım yok bunu bildiğim için seni kaybetmek gibi bir şey olamaz.

Asansör zemin kata inmiş ve karım kapısını açmaya çalışırken son cümlelerini söylüyordu ki bundan dolayı son cümleleri kulağıma fısıldama ihtiyacı hissetmişti. Kapının dışında bekleyen üst kat komşumuzun meraklı ve beğenmez bakışları ile beraber karımın ayakkabılarından çıkan topuk sesleri eşliğinde binayı terk etmek üzere karım önde ben onun arkasında hareketlendik, yolda karımı geçerek ondan önce arabaya oturmuş ve çalıştırmıştım, emniyet kemeri takarsın takmazsın tantanası yaşamamak için sağ elimle kavradığım kemeri tokasına takmaya çalışırken ki homurdanmalarımdan karım emniyet kemerinden nefret ettiğimi anlamış olacak ki bana takılmadan edemedi.

-Aşkım sen benim için çok değerlisin, bu kemer senin hayatını kurtarmak için yapılmış ve bunu takman gerekiyor, korkuyorum ben arabada yokken sen bu kemeri takmıyorsun sanırım, bu kadar homurdanmadan bu işi daha zevkli hale getirebilirsin kesinlikle.
-Hayatım iyi ki polis değilim!
-Neden?
-Neden olacak, ben bu güne kadar emniyet kemerini takmış bir tane polis görmedim trafikte, sanırım polislerin kullanması için üretilen otomobillerde bu emniyet kemeri opsiyonel ve bu opsiyonu hiç bir polis kullanmak istemiyor, bu sebeple hiç bir polis arabasında emniyet kemeri olmadığını düşünüyorum da ondan.
-Bakıyorum keyfin yerinde aşkım, hep böyle ol, sen keyfin yerinde olduğunda çok yaratıcı oluyorsun.

Bana keyfim yerinde olduğumda yaratıcı olduğumu söylüyordu ki acaba ona yapacağım yeni sürprizden haberi mi oldu yoksa iki taşın arası akşam yemeğini bana mı kitledi az önce, haydi akşam yemeği neyse iyi kötü yaparız bir şeyler ama umarım sürprizimden haberdar değildir bir şekilde. Güzergah olarak yapmış olduğum seçim gayet başarılıydı ki karımı geç kalmadan işine yetiştirmiş yakışıklı bir erkek olarak birazdan trafiği tehlikeye atmayacak şekilde şu köşeye durup dörtlüleri yaktıktan sonra hak ettiğim öpücüğü alacağıma inanıyordum. Düşündüğüm gibi oldu, tadı damağımda kalan bir öpücük ile beni ödüllendirdi.

-Akşama görüşürüz

diyerek arabadan inen karımın kalçaları kadrajımdan kaybolana kadar izleme zevkini erteleyecek kadar delirmemiştim, bu ziyafeti kaçırmak istemezdim elbette. Karım giydiği topuklu ayakkabının hakkını üzerindeki kıyafetlerin hakkıyla birlikte kusursuzca verebilen bir kadındı, bu gün sanki bu hakların bir de zekatını verir gibi bambaşka yürüyordu yolda. Karımın iş yerindeki camdan kim olduklarını kestiremediğim bir kaç bayan tıpkı benim gibi karımın topuk sesleri ile gerçekleştirdiği eşsiz düetin eşliğindeki ziyafeti izliyorlardı, içlerinden ne düşünüyorlardı bilinmez ama bu düet kesinlikle mutlu bir kadının gerçekleştirebileceği kusursuzlukta bir düetti, sikim kalkmadı desem yalan olur ama karım gözden kaybolmuştu. Dörtlüleri söndürüp sola sinyal verdikten sonra uygun zamanı kollayarak hızlıca karımın iş yerinden ayrıldım, aynı güzergahı kullanarak yavaş yavaş evime geldim, arabayı park ettikten sonra önce binaya, asansöre ve nihayet evime girmiştim, zaman kaybetmeden mutfağı toparladım, karım yolda giderken çaktırmadan akşam yemeğini bana mı kitlemişti henüz bilmiyordum ama ben ona bir sürpriz yaparak akşam yemeğini yapmaya karar verdim. Dolabı gözden geçirdikten sonra İzmir Köfte yapmaya karar verdim, İzmir’in kızları güzeldi benim de köftelerim : ) Yanına pilav ve salata yaptım mı on numara beş yıldız olur diye düşündüm, olmazsa olmaz en önemlisi galeta unundan başlamak üzere aklıma gelen tüm malzemeleri kontrol edip eksik listesi oluşturduktan sonra akşam karıma yapacağım sürpriz ve eksik listesi için dışarı çıkmam gerekiyordu, tabi tüm bunları yapmadan önce bir konuda merakımı gidermem gerekiyordu. Telefonun şifresini açarak karıma bir mesaj yazdım:
*Aşkım seni işe götürürken içine hangi renk çamaşır giydiğini soracaktım ama emniyet kemeri polis arabaları falan derken kaynadı gitti, merak ediyorum o kıvıra kıvıra giderken aklımı başımdan alan mabad-ı şahanende acaba hangi renk çamaşır var, sabah sabah yaptın düetini yine ve kaldırdın sikimi aşkım.
Şeklinde yazdığım mesajı gönderdikten sonra zaman kaybetmeden evden ayrıldım. Binadan ayrılıp markete gittiğimde halen gönderdiğim mesaja cevap gelmemişti, iyi haber mesajımı okumuştu ama henüz cevap verecek fırsatı olmamıştı. Gömleğimin cebindeki eksik listeme odaklanmış ve listedeki malzemeleri bulmaya çalışırken gelen bildirim sesi tüm dikkatimi cep telefonuma çevirmişti, şifresini açarak gelen mesajı açtığımda karım mesajıma bir resim ile cevap vermeyi tercih etmişti. Telefonumun ekranına enfes bir resim suratımda oluşan gülümseme ile ekrana kilitlenmiştim, iş yeri tuvaletinde çekip gönderdiği resimde o muhteşem kalçası ve onu sarıp sarmalamış siyah bir külot vardı, süt gibi pürüzsüz teni göz alıyor dolgun ve sivri kalçaları resimde bana merhaba diyordu. Merhaba ne güzel bir başlangıç aklımı başımdan almıştı offff, merhaba aslında farsça kökenli bir kelime olup benden sana zarar gelmez anlamında kullanılır, zaman zaman farklı kaynaklarda arapça kökenli bir kelime olduğu ferah, rahat anlamlarına geldiği söylense de her iki anlamı da bana içten ve samimi geldi. Benden sana zarar gelmez diyor yani ye beni, bitir beni, doyur beni diyordu bana. Kendimi elimde telefon ile çadır kurmuş vaziyette meraklı gözlerin ortasında kalmaktan kurtarmak için raflar arasında bir sütunun yanına gizleyerek o muhteşem resime tekrar bakmak için telefonumu açtım. Karım ikinci kez yeni bir resim göndermişti, sol avuç içini külotu içine bir kaç parmağını da amına sokup am sularını parmağına bulamaç edip çıkarttığı parmaklarının resmini kuş bakışı bir açıdan çekip göndermişti, memelerini bilerek mi görünür yapmıştı bilmiyorum ama önce memeleri sonra külotu içindeki sol avuç içi aklımı başımdan ikince kez almıştı, rengimiz siyahtı ki hiç sürpriz olmadı bana, siyah gücün ve baskının en dominant şekliydi hatırladınız mı? Cinsellikte de şehvetin ve baskının rengiydi siyah, ilişkimiz de sınır yok anlamına geliyordu bu renk. Karım sınırlarını çoktan aşmış iş yeri tuvaletinde resmen yaramazlık yapıyordu, çok kamçılayıcı ve kesinlikle kıçına giydiği rengin hakkını vermişti karım, dürüst olacağım karımın altında siyah renk değil de farklı bir renk olsaydı akşam yemeğini baş başa geçirip güzel bir gece geçirmeyi planlayacaktım ama bu siyah renkten sonra akşam yemeğine Erkan’ı da çağırıp karıma sürpriz yapmaya karar verdim, ameliyat sonrası bir yolunu bulup Erkan ile cinsel anlamda yolarımızı ayırmayı düşündüğümüzden dolayı son kez karım ile birlikte olmalarında bir sakınca yoktu.

Eksik listemi tamamlayıp alış veriş işini bitirdikten sonra marketten ayrıldım, elimdeki malzemeleri bagaja yerleştirip elimi boşa çıkartır çıkartmaz hemen Erkan’a telefon açtım, akşam için yemek yaptığımı ve bize gelip gelemeyeceğini sordum, akşam annesi ile bir akrabalarına gitmeleri gerektiğini söylediğinde planlarımda olmayan bir gelişme olmuştu benim için. Telefonda ki kısa bir sessizlikten sonra annesini akrabalarına bırakıp gelebileceğini ama zaman olarak belki biraz gecikebileceğini söyledi, ben de usulen annesini de davet ederek birlikte gelebileceklerini söyledim. Yapılan pazarlıklar sonucunda akşam karım için sürpriz olacağından dolayı karıma haber vermemesi ve gelirken tatlıları Erkan’ın alacağı konusunda annesini akrabalarına bırakarak yemek için bize geleceği şekliyle anlaştık. Bu sürpriz spontane gelişen bir sürprizdi aslında, asıl sürprizim bu değildi tabi, karım için bir sex oyuncağı almak, bu sex oyuncağını da ameliyat öncesi ona hediye etmek istiyordum. Hayatım boyunca ilk defa ameliyat olacağımdan dolayı sanırım bu ameliyat işine çok anlam yüklemiştim, karıma hediye edeceğim sex oyuncağı eğer ameliyattan çıkamazsam beni temsil edecek eğer çıkarsam (hocanın, Erkan’ın, karımın ve çevremdeki arkadaşlarımın hatta internetten baktığım istatistiklere göre bile çıkacağım noktasında birleşiyor) o sex oyuncağı karım ile yaşadığımız sevişmelerimizde 3 ncü bir erkeği temsil edecekti, sex oyuncağı olarak olarak bir vibratör almayı düşünüyordum, akşam yemek yapmam gerektiğini de düşünecek olursak çok zamanım kalmayacaktı, önceden beri şehrimizde bir sex shop olduğunu duymuştum hatta yerini de biliyordum ama hiç gidip bir şeyler almamıştım, bu işi internetten halletmeyi çok düşündüm ama hem zaman alacaktı hem de kargo geldiğinde belki kargoyu karım alacak ve sürprizin büyüsü bozulacaktı.

Arabayı sex shop a yakın ama zıt istikamette bir parka yerleştirdikten sonra dedektif Gadget gerçekliğinde sex shopa doğru gidiyordum, gedektif Gadget dedim çünkü sakarlığım üzerimdeydi, etrafda tanıdık birileri olabilir mi araştırması için bir taraftan yürüyüp bir taraftan 360 derece panoramik seyir yaparken bir kuru yemişçinin önündeki küçük çöp kovasına takılarak düşme tehlikesi yaşadım, etrafa dağılan dondurma ambalajlarını saymazsak büyük çaplı bir sorun yaşamadığımı rahatlıkla söyleyebilirim. Sex shop dışardan büyükçe bir dükkan olarak görünüyordu ama kötü tarafı içerisi görünmüyordu, dışardan bakında içi görünen ama içine girdiğimde görünmeyen bir dükkan olmasını tercih ederdim, içerde kim ya da kimler var bilmiyordum, tanıdık biriyle karşılaşmak her ikimiz içinde komik, anlamsız, tutuk bir duygu bırakacaktı kesin. Hayatımın kalan kısmını 25 metre kadar ilerimdeki sex shop u kestiğim köşe başında geçirme şansım yoktu, dahası akşam için yetiştirmem gereken yemekler vardı, küçükken cesaretimi toplamak istediğimde büyükçe ve gürültülü bir şekilde yanaklarım şişene kadar aldığım nefesi ağızımın içine biriktirir, yeniden nefes alma ihtiyacım olana kadar o nefesi tutar sonra dışarı bırakırdım, işte o dışarı bıraktığım nefes aslında topladığım cesareti öncü olarak gönderip arkasından işe koyulmam anlamına gelirdi. Evet katılıyorum çok saçma ama kabul edelim ‘hadi amcana pipini göster bakalım’ dediklerinde Dünya’yı kurtaran adam edalarında çıkartıp gösterdiğimiz pipi kadar da saçma sayılmaz doğrusu. Gayri ihtiyarı küçüklükten kalma bu alışkanlıkla yanaklarımda biriktirdiğim nefesi dışarı bırakır bırakmaz sex shopa doğru hızlı adımlarla ilerleyerek bir çırpıda dükkana girdim. Ne bekliyordum bilmiyorum ama içerde orta yaşlarda gözlüklü, bıyıklı bir adam vardı, bana

-Hoş geldiniz, ne bakmıştınız?

şeklindeki bozuk diksiyonu ile yönelttiği soruya cevap ararken ben kesinlikte bir tercih hakkım olması gerektiğini düşünüyordum, mini etekli alımlı bir hatun gibi beklentimi büyük tutmuş değilim ama en azından ne bakmıştınız gibi bozuk bir Türkçe ile karşılanmak istemezdim. Adama vibratör bakmıştım diyesim var ama korkuyorum ki ‘abi deliği getirdiniz mi ona göre verelim de ilerde sorun olmasın…! Bizde müşteri memmuniyeti herşeyden önce gelir’ gibi bir cevap verecek potansiyelde bir gözlük ve bıyık kombini var elemanın :) Vibrator demesemmi ki bu ihtimal imkansız düşünmeye bile değmez. Zaman da aleyhime işliyorken çok düşünmeden ve sorgulamadan aklıma ilk geldiği şekliyle

-Bir arkadaşa eşşek şakası yapacağız da şöyle esaslı bir alet bakacağım..

dedim gözlerindeki yeme beni Kamil bakışları eşliğinde. Anlaşılan buraya gelen herkesin buna benzer bir girişimi olmuş ve bu adam bu konuda tecrübeli görünüyor.

-Arkadaşımız bayan mı, erkek mi?

şeklindeki ikinci soruyu yemin ederim hiç beklemiyordum.

-Dostum her şeyi unut şimdi çok zamanım yok doyumsuz bir kız arkadaşım var onun için bakacağım

dedim utanarak.

-Titreşimli mi isteriz?

şeklindeki sündürme soruyu sorarken ki ses tonunu ve bulaşıklığını görmenizi isterdim. Hemen arkasına titreşimli modellerin artılarından bahsetmez mi? Yok efendim su geçirmeyenleri, yok bilmem neyi bir dünya özellik ve çeşit saydı ki kafam çorba oldu, sonunda bir model çıkartıp bu en çok istenen model ve çok tutuluyor diyerek tezgaha koydu ki bu arada eleman internetten de satış yapıyormuş. Çok zaman kaybetmeden madem çok satılan bir model bir bildiği var inşaların desturu ile fiyatını sorup pazarlık ettikten sonra ürünü satın aldım, meraklı soruları eşliğinde ürünü hediye paketi yaptırdım ve dükkandan ayrıldım.
Published by afuygun
1 year ago
Comments
Please or to post comments