Gizli düşünce - Kusursuz yaşanan - 6
Serimizin dördüncü bölümünü Nilay Hanımın anlatımıyla okuyacaksınız…
Kocamın halı saha maçında düşerek hastaneye kaldırılmasıyla başlayan kötü günlerin üzerinden aylar geçmişti. Bu süreçte rutin olarak haftada bir olan sevişmelerimiz rafa kaldırılmış, cinselliğimizin kötüye gitmesiyle birlikte evliliğimizde yaşanan artçılardan sonra hatırı sayılır bir depremin sonunda boşanmayı bekliyorduk. Eşimi çok seviyordum ve dahası severek isteyerek evlendiğim kocamdan yaşanan kötü olaylar neticesinde ayrılma kararı verebileceğime inanamıyordum, evet inanamamaktan söz açılmışken hepsini bir çırpıda anlatmak istiyorum sizlere. Az önce hayatımda yaşadığım en doyumsuz ve zevkli orgazmı yaşadığıma, kocamın bana bu gece kulaklıkla yaptığı sürprize, kocam’ın kendi sesinden bana duyurduğu itiraflarına, yaşanan bu kadar kötü olaydan sonra cinsel hayatımızın daha renkli olacağına ve dolayısıyla daha tutkulu bir evliliğe sahip olacağımıza, yanımda çıplak uyuyan kişinin evlenebileceğim en muhteşem insan olduğunu ve benim şu anda o kişi ile evli olduğumdan dolayı ne kadar şanslı olduğuma inanamıyordum. Kısacası yaşananlardan dolayı şaşkın ama çok mutlu hissediyordum, tabi tüm olup bitenlerin bir rüya olmadığına emin olduktan sonra bunları düşünmüştüm ki içim içime sığmıyordu. Kocam bir kamyon gibi önce duşta sonrada yatakta üzerimden geçip beni dünyanın belki de en mutlu kadını yaptıktan sonra uykusuna esir olmuş ve uyuyakalmıştı, kocama ayak uydurmak için harcadığım enerjiden kalan bir tutam enerji ile yatağımda sırt üstü uzanmış gecenin devamını ve sabahın planlarını yapıyordum. Evet bir plana ihtiyacım vardı, enerjimi toplamaya çalışırken yakışıklı kocama bende bir hatta birden çok sürpriz hazırlamalıydım, bir kamyon gibi üzerimden geçerken yaşattığı kusursuz gecede defalarca zevkin doruklarına çıkartmıştı beni. Kocamın üzerine pike örtüp banyoya gidip duş almak istiyordum, rahatsız etmeyecek şekilde yavaşça yatağımdan kalkıp telefonumu da yanıma alarak yatak odamızın kapısını kapatarak parmaklarımın ucunda ponçik ponçik adımlarla banyonun kapısına kadar yürüdüm, banyonun kapısını açıp içeri girmek için ilk adımımı atmıştım ki bir kaç saat önce bu banyoda yaşadıklarım aklıma geldi. Çok defa bu banyoda duş almıştım ama bir kaç saat önce bu banyoda hayatım boyunca yaşadığım en güzel gecenin başlangıcına imza atmıştım, nasıl unutabilirdim! Bu duşu eşsiz kılan şey şüphesiz çok daha heyecanlı bir cinsel hayata geçiş için bir başlangıç niteliğinde olmasıydı, suyun sıcaklığını ayarladıktan ve banyonun kapısını kapattıktan sonra vücudumu akan suya teslim etmiştim.
Parmaklarım ıslak vücudumda gezinirken yeniden orgazm olacakmışım gibi içim kıpır kıpır oluyordu, duştan sonra planladığım işler olmasa saatlerce duşta kalıp keyfini çıkartabilirdim, alev alev yaşanan bir sevişmeden sonra terden yapış yapış olmuş saçlarımı köpürtüp duruladıktan sonra aynısını tüm vücuduma yapıp duruladım, saçlarımı havluya vücudumu da bornoza sarıp sarmaladıktan sonra parmak uçlarımdaki ponçik yürüyüşüm ile yatak odasında bir gecelik ve iç çamaşırlar alıp aynı yürüyüş ile yatak odasını terk ettim. Kocam yapacağım sürprizlerden habersiz mışıl mışıl uyurken saatin 04:00 civarında olduğunu tahmin ediyordum, yatak odasından çıkar çıkmaz ilk iş olarak elime aldığım telefonumu açarak saate baktım, tahmin ettiğim gibi akrep yelkovanı kovalaya kovalaya 04:10 a kadar getirmiş, sabaha çok zaman kalmamıştı, karıştırdığım çekmecelerden bulabildiğim bir kaç sayfa boş kağıt ile yazıp yazmadığını avucumun içinde test ettikten sonra yazdığından emin olduğum bir kalem alarak masaya oturdum. Sabaha kadar kocama bir mektup yazmaya karar vermiştim, boş sayfanın en başına ‘Sikici Erkeğime;’ yazmaya karar verdikten sonra devam ettim.
Sikici Erkeğime ;
Aşkım…! Seni çok uzun zamandır tanıyorum, yıllar önce sen benim ile ben de senin ile evleneceğimizi tahmin dahi etmiyorduk, yollarımız evlilik çatısı altında birleştiğinde seninle seni çok severek evlendim, giderek monotonlaşan cinsel hayatımız yaşadığın sağlık sorunu ile bitme noktasına geldiğinde kendimi çok yalnız ve çaresiz hissediyordum, sen orada canın ile savaş verirken senden cinsel anlamda bir şeyler bekleyemezdim, neredeyse her gece üzerimde sadece külotum olacak şekilde yanına yatmış ve her gece senin ile yaşayacağım ilişkinin hayali ile uyuyup sabah tuvalette ya da banyoda kendi kendimi tatmin ederken güne başlamıştım. Yaşadığımız bu olumsuzlukların bizi bir gün boşanma noktasına getirmesinden ve seni kaybetmekten korkuyordum, bir kaç gün önce sen acı içinde uyanıp kıvranırken çözüm bulması için komşumuz Erkan’ı gidip çağırdığımda çok telaşlıydım, akşamdan yanına yatarken senin ile sevişebilme ihtimalini düşünerek üzerime sadece kırmızı mini külotumu giymiştim, telaşla Erkan’ı çağırmaya gittiğimde elime geçirebildiğim siyah transparan gecelik vardı üzerimde, Erkan ile birlikte yatak odasına gelip sana iğne yapıp krem sürdükten sonra fark etmiştim üzerimdeki kıyafetleri. Sen iğnenin yatıştırıcı etkisiyle ve kremin rahatlatmasıyla uyuya kalmıştın, Erkan ellerini yıkamak için banyoya girdiğinde ne olduysa oldu ve biz öpüşmeye başladık, yaptığım şeyin doğru olup olmadığını sorgulama şansım olmadan duygularıma ve aldığım zevke yenik düştüm, sen hemen içerde uyuyorken Erkan’ın beni kolları arasına alması beni çıldırtmıştı. Vücudumu teşhir etmeyi seviyorum bilirsin ama bu kadarına cesaret edebileceğimi hiç düşünmemiştim, her şey çok ani ilerledi ve Erkan ile gittiğimiz salon da yaşadığım ilişk**en çok zevk aldım, devamında bu olup bitenleri sana nasıl anlatacağımı düşünürken bu gece yaşadıklarımız sonucunda yaptığın kulaklık sürprizi ve başlattığın itiraf oyunu için sonsuz teşekkür ediyorum sana. Sıranın bende olduğunu düşünüyorum, benim itiraflarımı dinlemeye hazır mısın?
Sen benim sikici erkeğimsin, sen benim aygırımsın, sen benim hayat arkadaşım ve en değerli varlığımsın, senin gibi biri ile evli olduğumdan dolayı kendimi çok şanslı hissediyorum, bu gece bana yaşattıklarını hiç bir zaman unutmayacağım, hayatım boyunca yaşadığım en güzel geceyi senin ile yaşadığımdan dolayı sana sonsuz teşekkür ediyorum. Cinsel hayatımızın kabuk değiştirdiğini ve bundan sonra çok daha iyi olacağını görebiliyorum, kurallarını birlikte çizeceğimiz bu oyunu birlikte devam ettirirken sana doyumsuz geceler yaşatmak için sabırsızlanıyorum, sen bu dünyadaki en değerli varlığımsın ve ben seni çooook seviyorum aşkım…
Cümlesi ile epeyce silip değiştirdiğim ve düzenlediğim mektubum son halini almıştı. Bu yazdığım mektubu telefonuma kendi sesim ile kaydedip sabah kocama dinlettirmeye karar verdim, bu karar ile birlikte henüz sabah ki planlarım netleşmemişti ama yavaş yavaş şekilleniyordu. Çok heyecanlıydım, oturduğum masadan kalkıp mutfağa giderek kendime dolaptan bir bardak su alarak tekrar masaya geldim, kendi sesim ile mektubumu kaydetmek için sabırsızlanıyordum, getirdiğim suyun yarısını içip boğazımı temizledikten sonra kayıt için hazırdım. Bir kaç kötü denemeyi silip ses tonumu ve kendimi hazırladıktan sonra yaptığıma inandığım en güzelini dinledikten sonra yüzümde gülücükler açmıştı, telefonumun ekranında saatin 06:40 olduğunu görebiliyordum, saatlerdir kocama bir mektup yazmak ve onu kaydetmek için uğraşıyordum sabahın bu saatinde, aniden sabah kocam için kahvaltı hazırlayıp yatağına götürerek sürprizlerime başlamak geldi aklıma. Kocam henüz uyanmamıştı ama ne zaman uyanacağını da bilemediğim için ne kadar zamanım vardı bilmiyorum, en azından mektup ve itiraf işi cepteydi, oturduğum masadan kalkarak mutfağa gittim, kocamın uyanması en son isteyeceğim şey olacaktı ki bunun için mutfağın kapısını çoktan kapatmıştım. Dolaptakileri hızlı bir şekilde gözden geçirdikten sonra mantar ve salamları çıkartarak işe koyuldum, tereyağında mantarlı yeşil biberli ve salamı yumurtalar ile buluşturarak kıvamının kocamın istediği şekilde olmasına dikkat ederek bir omlet yaptım, dolaptan çıkarttığım tulum peyniri, yeşil ve siyah zeytin, terayağı ve bal ikilisi, bir kaç dilim ekmek ile birlikte eksik olan çatal, peçete ve içeceğini tepsiye koyduğumda harika görünüyordu. Ben de kurt gibi acıkmıştım ki omlet yaparken ve tepsiyi hazırlarken atıştırmayı ihmal etmedim, son olarak omlet te tepsideki yerini almıştı, çok beceremesem de peçeteden yapabildiğim gülden çok her şeye benzeyen bez peçeteyi de tepsiye koyduktan sonra derin bir nefes alıp eksik olup olmadığını kontrol ettim. Her şeyin hazır olduğunu görebiliyordum, bir kaç saat sonra işe gitmek üzere evden çıkmış olmam gerektiğinden dolayı çok hızlı hareket etmem gerektiğini biliyordum. Saçlarımdaki havluyu çıkartıp kurumaya yüz tutmuş saçlarımı ellerimle şekillendirdikten sonra çıkarttığım bornozum ile havluyu yavaşça banyoya koyup kocamın uyanıp uyanmadığını kontrol ettim, işler yolundaydı ve henüz uyanmamıştı.
Üzerimde sadece iç çamaşırlarım vardı, tepsiyi ve telefonumu yanıma alıp yatak odasına doğru yürürken telefonumdan Beşiktaş marşını açmıştım. Kocam bir Beşiktaş aşığıydı ve rastgele bir zamanda ondan başka onu mutlu edecek bir müzik gelmemişti aklıma, evet birazdan tek kale maç vardı ve kocamı bundan daha iyi motive edecek bir şey olamazdı. Beşiktaş marşı koridorun duvarlarında yankılanırken ben elimdeki tepsi ile yatak odasına girdim, yatağın yanında kocamın görebileceği şekilde beklerken kocam gözlerini açtı, bir süre Beşiktaş marşını dinlerken ne olup bittiğini anlamadığına iddia girebilirdim, belki de rüya gördüğünü dahi düşünüyor olabilirdi, ben de dün gece aynı düşüncelere kapılmış yaşadıklarımın bir rüya olduğunu sanmıştım uzunca bir süre. Yastığının altından çıkartabildiği sağ elinin parmakları ile gözlerini ovuştururken
-hayırdır
diyebildi uykulu ve robotik bir ses tonuyla.
-Tek kale maç yapacağız sikici erkeğim, kalk hadi toparlan, bu Beşiktaş marşı senin için geliyor aşkım.
dedim elimdeki tepsiyi komodine koyarken. Kocam olup bitenlerin rüya olmadığına ikna olmuş olmalıydı ki hızlı bir şekilde önce sırt üstü dönüp sonra yatağın içinde oturup sırtını yatak başlığına doğru geriye çekerken ben yastığını sırtına koyuverdim. Kocam komodin üzerinde kendisi için hazırladığım tepsiyi inceliyordu, ben tepsiyi alıp kucağına doğru götürürken kocamın gözleri tepsiyi takip etmeye devam ediyordu.
-Aşkım neler oluyor?
dedi kucağındaki tepsinin içinde kendisi için yaptığım omleti hayran hayran incelerken. Omletin üzerine en son attığım yeşil biberler ile kalp işareti yapmıştım ve sanırım o kocamın dikkatini çekmiş olmalıydı.
-Söylediğim gibi aşkım birazdan tek kale maç yapacağız ama sahalara aç çıkmak istemezsin sanırım, önce kahvaltını yapmanı istiyorum ve mümkünse çok soru sormadan, sen kahvaltına başla bende banyoyu hazırlıyorum kahvaltıdan sonra birlikte duş yapacağız, sonra maç yapacağız ve tüm bunlardan sonra işe yetişmem gerektiği için çok zamanımız yok, hemen başlasan iyi olur!
dedim yatak odasından banyoya doğru giderken. Kocam olup bitenlere en az dün benim şaşırdığım kadar şaşırmıştı ama duyduklarından sonra odadan çatal sesleri gelmeye başlamıştı. Ben banyoyu hazırlarken içimden kendi kendime itiraflarımı sıralıyordum, kaç yıllık evliydim ve dürüst olmak gerekirse hiç bu kadar özenli bir kahvaltı hazırlamamıştım kocama, hatta bir dakika sanırım yatağına götürdüğüm hiç kahvaltı hatırlamıyorum ben, hem de hiç! Aynı zamanda evlendiğimden bu yana hiç bu kadar neşe ve mutluluk içinde bir kahvaltı hazırladığımı da hatırlamıyordum. İçinde bulunduğum durum sanırım cinsel mutluluğun içime ve oradan da tüm hayatıma yansıyan büyülü etkisiydi, banyodaki gereksiz kalabalıkları ayak altından kaldırdım, suyun sıcaklığını ayarlayıp küvetin dolması için suyu açtım, komodin üzerine konulan tepsinin sesi kulaklarıma geldiğinde kocamın hızlandırılmış kahvaltısının bittiğini anlamıştım ki kocamın
-Maç için hazırım. Şu marşı bir kez daha dinleyip motive olabilir miyim aşkım
dediğini duydum. Hızlıca ellerimi havluya kurulayıp yatak odasına gidip telefonumdan Beşiktaş marşını açarken
-Tabi ki aşkım hemen açıyorum, sen yeter ki iste benim sikici erkeğim, belin nasıl, ağrıyor mu?
diye sordum cevap vermesini bekleyerek.
-Belimi siktir et ağrısa da umurumda değil, kendimi milli maça çıkacak gibi hissediyorum, belim kırılsa da umurumda değil, çıkarım bu maça, yalnız sabahtan beridir kendimi kral gibi hissediyorum, krallar maç yapar mı?
dedi kolları iki yana açık dudakları maymunun götü gibi büzük ve öne doğru sünmüş vaziyette ona doğru gitmemi istercesine. Yanına kadar gidip dudağına bir öpücük kondurmuştum.
-Elbette yapar hem de kralını yapar, gel hadi.
Diyerek kolundan tutup onu yataktan çıkartmak için sündürüyordum. Üzerindeki pikeyi boştaki eli ile açarak yataktan kalktığında çırıl çıplaktı, geceden çıplak uyumuştu zaten, üzerinde kıyafet olmadığından çadır kurmuş diyemiyordum ama önünde maç yapmaya hazır bir alet vardı. Birlikte banyoya girdik, ben banyonun kapısını kapatırken kocam henüz yarıya kadar dolmuş küvete yerleşti, duş başlığı ile dün geceden terlemiş ve yapış yapış olmuş tüm vücudunu ıslattıktan sonra duş jeli ile köpürttüğüm lif ile tüm vücudunu köpürtmeye başladım, kocam her dakika yaşadıklarının bir rüya olmadığına emin oluyor, emin oldukça da beni öpücüklere boğuyor, öpücükleri arasına sıkıştırabildiği kelimeler ile
-kahvaltı harikaydı hayatım. Çok teşekkür ederim, kendimi çok özel hissettim.
Diye kesik kesik mırıldandı kulaklarıma.
-Sen benim özel sikicimsin, sen benim aygırımsın, sen benim bir tanecik kocamsın, yerim seni, yalarım sikini
derken göz bebeklerindeki mutluluğun ateşli dansını görmenizi isterdim. Elimdeki köpüklü lif ile suyun dışında kalan tüm vücudunu köpükledikten sonra omuzlarından beline kadar parmaklarımla masaj yaptım, küvetin dışına çıkartabildiği eli ile külotumun üzerinden amımı avuçluyor memelerimi okşamaya çalışıyordu, o kadar ilgili hareket ediyordu ki bir klasiği hayata geçirip vücudundaki köpüklerden sağ işaret parmağının ucuna aldığı bir miktar köpüğü burnumun ucuna kondurduğunda göz bebeklerimiz buluşmuş ve yüzümüzde bir gülümseme oluşmuştu. Suyun dışında kalan tüm vücuduna masaj yaptıktan sonra saçlarını şampuanladım ve sonrasında tüm vücudunu durulayıp küvetten çıkarttım, bornozunu giydirip saçlarına havlusunu sarmaya çalışırken gözleri mayışmış neredeyse uyuyacak gibiydi suratı, dudaklarına bir hayat öpücüğü verme zamanı gelmişti. Dudaklarına yapıştım, alev gibi sıcaktı dudakları, uzun uzun dudaklarını ıslatarak öptüm.
-Sen yatağımıza geç ama sakın uyuma geliyorum ben.
derken artık gidebilirsin der gibi poposunu tokatladım. Kocam banyodan çıkıp yatak odasına giderken ben de hızlı bir şekilde iç çamaşırlarımı çıkartıp soyundum ve suyun altına girdim, yeniden sabunlanmaya ihtiyaç yoktu, sadece tenimin biraz ıslak olmasını istediğim için suya girmiştim. Vücudumu ve saçlarımı ıslattıktan sonra bornozumla saçlarımı ve vücudumu hafif kurulayıp banyodan çıktım, mutfağa gidip dolaptan dün kocamın yaptığı ayva tatlısından bir miktar tabağa alıp üzerine de dondurma koyduktan sonra mutfaktan yatak odasına doğru yürümeye başladım, yatak odasına gittiğimde kocam bornozu ile birlikte sırt üstü yatıyor beni bekliyordu.
-Sana ayva tatlısı getirdim.
Dedim elimdeki tabağı göz hizasına doğru indirip gösterircesine, kocam bulunduğu yerde sırtına yastığı alarak oturup sırtını yastığa yasladı, bornozu bacaklarına doğru iki yana açık olduğundan sertleşmiş siki gözümün önünde dimdik ayakta duruyordu, elimdeki tatlı tabağını kocama verdikten sonra bacak arasına uzandım, kocam elindeki tatlıyı yemeye başlamış, bende sikini yalamaya başladım, sikinin boyunu ölçer gibi kökünden ucuna dilimle yaladıktan sonra sikinin başını dudaklarımla kavrayıp ağzımın içinde dilimle kafasını yalayarak ıslatıyor, sikini yaladıkça ağzımda büyüyor, ucundan akan zevk sularının tadı beni çılgına çeviriyordu. İşe gitmek için ne kadar zamanım kaldığını bilmiyordum ama öğrenmekte istemiyordum, kocam yavaş yavaş tatlısını yerken kendinden geçmiş vaziyette her hareketimi izliyor ve zevk alıyordu. Ben sikini köküne kadar ağzıma alıp bir süre bekledikten sonra dudaklarımla kavrayıp yavaş yavaş ucuna kadar çıkartıp yeniden köküne kadar ağzıma alıyor bir yandan da parmaklarımla testislerini yalıyordum, çok zevkliydi ve akşama kadar sikici erkeğimin sikini kemirebilirdim. Kocam elindeki boşalan tatlı tabağını komodin üzerindeki kahvaltı tepsisine yerleştirmeye çalışıyordu, sikini ağzımdan çıkarttığımda daha rahat hareket ederek tepsi üzerinde elindeki tabak için boş bir yer hazırlayıp tabağı yerleştirdiğinde bende yukarıya kadar sürünerek dudaklarına ulaşmış, dudaklarına yapışıp öpmeye başladım. Daha önce hiç görmediğim bir kudurmuşluk vardı içimde, kocamı tek hamlede yemek eritmek ve bitirmek istiyordum, kocam ıslanmış amımı parmaklarken inlemekten kendimi alamıyordum, yataktan aşağıya inerek yatağa sırt üstü uzanmasını istedim, kocam sırt üstü yatmaya çalışırken halen amımı parmaklıyor beni raydan çıkartıyordu. Sırt üstü uzandıktan sonra gidip telefonumu ve kulaklığı alıp geldim, kocamın kulağına eğilip
-Dün bana yaptığın sürprizden çok etkilendim, başlattığın itiraf oyununa bir cevap olarak bu gece sana bir mektup yazdım, yazdığım mektubu kendi sesim ile kaydettim, az sonra gözlerini bağlayacağım, kulaklığı kulaklarına takıp sana yazdığım mektubumu dinletirken demir gibi olmuş sikinin üzerinde zıplayarak seni boşaltacağım.
derken sikini yukardan aşağıya okşuyordum. Kocam duyduklarından sonra heyecanı daha da artmış siki daha da sertleşmiş ve iri iri olmuş gözleri ile
-İtiraflarını dinlemek için sabırsızlanıyorum.
derken boştaki eli ile sertleşmiş meme ucumu okşuyordu.
Kocamın halı saha maçında düşerek hastaneye kaldırılmasıyla başlayan kötü günlerin üzerinden aylar geçmişti. Bu süreçte rutin olarak haftada bir olan sevişmelerimiz rafa kaldırılmış, cinselliğimizin kötüye gitmesiyle birlikte evliliğimizde yaşanan artçılardan sonra hatırı sayılır bir depremin sonunda boşanmayı bekliyorduk. Eşimi çok seviyordum ve dahası severek isteyerek evlendiğim kocamdan yaşanan kötü olaylar neticesinde ayrılma kararı verebileceğime inanamıyordum, evet inanamamaktan söz açılmışken hepsini bir çırpıda anlatmak istiyorum sizlere. Az önce hayatımda yaşadığım en doyumsuz ve zevkli orgazmı yaşadığıma, kocamın bana bu gece kulaklıkla yaptığı sürprize, kocam’ın kendi sesinden bana duyurduğu itiraflarına, yaşanan bu kadar kötü olaydan sonra cinsel hayatımızın daha renkli olacağına ve dolayısıyla daha tutkulu bir evliliğe sahip olacağımıza, yanımda çıplak uyuyan kişinin evlenebileceğim en muhteşem insan olduğunu ve benim şu anda o kişi ile evli olduğumdan dolayı ne kadar şanslı olduğuma inanamıyordum. Kısacası yaşananlardan dolayı şaşkın ama çok mutlu hissediyordum, tabi tüm olup bitenlerin bir rüya olmadığına emin olduktan sonra bunları düşünmüştüm ki içim içime sığmıyordu. Kocam bir kamyon gibi önce duşta sonrada yatakta üzerimden geçip beni dünyanın belki de en mutlu kadını yaptıktan sonra uykusuna esir olmuş ve uyuyakalmıştı, kocama ayak uydurmak için harcadığım enerjiden kalan bir tutam enerji ile yatağımda sırt üstü uzanmış gecenin devamını ve sabahın planlarını yapıyordum. Evet bir plana ihtiyacım vardı, enerjimi toplamaya çalışırken yakışıklı kocama bende bir hatta birden çok sürpriz hazırlamalıydım, bir kamyon gibi üzerimden geçerken yaşattığı kusursuz gecede defalarca zevkin doruklarına çıkartmıştı beni. Kocamın üzerine pike örtüp banyoya gidip duş almak istiyordum, rahatsız etmeyecek şekilde yavaşça yatağımdan kalkıp telefonumu da yanıma alarak yatak odamızın kapısını kapatarak parmaklarımın ucunda ponçik ponçik adımlarla banyonun kapısına kadar yürüdüm, banyonun kapısını açıp içeri girmek için ilk adımımı atmıştım ki bir kaç saat önce bu banyoda yaşadıklarım aklıma geldi. Çok defa bu banyoda duş almıştım ama bir kaç saat önce bu banyoda hayatım boyunca yaşadığım en güzel gecenin başlangıcına imza atmıştım, nasıl unutabilirdim! Bu duşu eşsiz kılan şey şüphesiz çok daha heyecanlı bir cinsel hayata geçiş için bir başlangıç niteliğinde olmasıydı, suyun sıcaklığını ayarladıktan ve banyonun kapısını kapattıktan sonra vücudumu akan suya teslim etmiştim.
Parmaklarım ıslak vücudumda gezinirken yeniden orgazm olacakmışım gibi içim kıpır kıpır oluyordu, duştan sonra planladığım işler olmasa saatlerce duşta kalıp keyfini çıkartabilirdim, alev alev yaşanan bir sevişmeden sonra terden yapış yapış olmuş saçlarımı köpürtüp duruladıktan sonra aynısını tüm vücuduma yapıp duruladım, saçlarımı havluya vücudumu da bornoza sarıp sarmaladıktan sonra parmak uçlarımdaki ponçik yürüyüşüm ile yatak odasında bir gecelik ve iç çamaşırlar alıp aynı yürüyüş ile yatak odasını terk ettim. Kocam yapacağım sürprizlerden habersiz mışıl mışıl uyurken saatin 04:00 civarında olduğunu tahmin ediyordum, yatak odasından çıkar çıkmaz ilk iş olarak elime aldığım telefonumu açarak saate baktım, tahmin ettiğim gibi akrep yelkovanı kovalaya kovalaya 04:10 a kadar getirmiş, sabaha çok zaman kalmamıştı, karıştırdığım çekmecelerden bulabildiğim bir kaç sayfa boş kağıt ile yazıp yazmadığını avucumun içinde test ettikten sonra yazdığından emin olduğum bir kalem alarak masaya oturdum. Sabaha kadar kocama bir mektup yazmaya karar vermiştim, boş sayfanın en başına ‘Sikici Erkeğime;’ yazmaya karar verdikten sonra devam ettim.
Sikici Erkeğime ;
Aşkım…! Seni çok uzun zamandır tanıyorum, yıllar önce sen benim ile ben de senin ile evleneceğimizi tahmin dahi etmiyorduk, yollarımız evlilik çatısı altında birleştiğinde seninle seni çok severek evlendim, giderek monotonlaşan cinsel hayatımız yaşadığın sağlık sorunu ile bitme noktasına geldiğinde kendimi çok yalnız ve çaresiz hissediyordum, sen orada canın ile savaş verirken senden cinsel anlamda bir şeyler bekleyemezdim, neredeyse her gece üzerimde sadece külotum olacak şekilde yanına yatmış ve her gece senin ile yaşayacağım ilişkinin hayali ile uyuyup sabah tuvalette ya da banyoda kendi kendimi tatmin ederken güne başlamıştım. Yaşadığımız bu olumsuzlukların bizi bir gün boşanma noktasına getirmesinden ve seni kaybetmekten korkuyordum, bir kaç gün önce sen acı içinde uyanıp kıvranırken çözüm bulması için komşumuz Erkan’ı gidip çağırdığımda çok telaşlıydım, akşamdan yanına yatarken senin ile sevişebilme ihtimalini düşünerek üzerime sadece kırmızı mini külotumu giymiştim, telaşla Erkan’ı çağırmaya gittiğimde elime geçirebildiğim siyah transparan gecelik vardı üzerimde, Erkan ile birlikte yatak odasına gelip sana iğne yapıp krem sürdükten sonra fark etmiştim üzerimdeki kıyafetleri. Sen iğnenin yatıştırıcı etkisiyle ve kremin rahatlatmasıyla uyuya kalmıştın, Erkan ellerini yıkamak için banyoya girdiğinde ne olduysa oldu ve biz öpüşmeye başladık, yaptığım şeyin doğru olup olmadığını sorgulama şansım olmadan duygularıma ve aldığım zevke yenik düştüm, sen hemen içerde uyuyorken Erkan’ın beni kolları arasına alması beni çıldırtmıştı. Vücudumu teşhir etmeyi seviyorum bilirsin ama bu kadarına cesaret edebileceğimi hiç düşünmemiştim, her şey çok ani ilerledi ve Erkan ile gittiğimiz salon da yaşadığım ilişk**en çok zevk aldım, devamında bu olup bitenleri sana nasıl anlatacağımı düşünürken bu gece yaşadıklarımız sonucunda yaptığın kulaklık sürprizi ve başlattığın itiraf oyunu için sonsuz teşekkür ediyorum sana. Sıranın bende olduğunu düşünüyorum, benim itiraflarımı dinlemeye hazır mısın?
Sen benim sikici erkeğimsin, sen benim aygırımsın, sen benim hayat arkadaşım ve en değerli varlığımsın, senin gibi biri ile evli olduğumdan dolayı kendimi çok şanslı hissediyorum, bu gece bana yaşattıklarını hiç bir zaman unutmayacağım, hayatım boyunca yaşadığım en güzel geceyi senin ile yaşadığımdan dolayı sana sonsuz teşekkür ediyorum. Cinsel hayatımızın kabuk değiştirdiğini ve bundan sonra çok daha iyi olacağını görebiliyorum, kurallarını birlikte çizeceğimiz bu oyunu birlikte devam ettirirken sana doyumsuz geceler yaşatmak için sabırsızlanıyorum, sen bu dünyadaki en değerli varlığımsın ve ben seni çooook seviyorum aşkım…
Cümlesi ile epeyce silip değiştirdiğim ve düzenlediğim mektubum son halini almıştı. Bu yazdığım mektubu telefonuma kendi sesim ile kaydedip sabah kocama dinlettirmeye karar verdim, bu karar ile birlikte henüz sabah ki planlarım netleşmemişti ama yavaş yavaş şekilleniyordu. Çok heyecanlıydım, oturduğum masadan kalkıp mutfağa giderek kendime dolaptan bir bardak su alarak tekrar masaya geldim, kendi sesim ile mektubumu kaydetmek için sabırsızlanıyordum, getirdiğim suyun yarısını içip boğazımı temizledikten sonra kayıt için hazırdım. Bir kaç kötü denemeyi silip ses tonumu ve kendimi hazırladıktan sonra yaptığıma inandığım en güzelini dinledikten sonra yüzümde gülücükler açmıştı, telefonumun ekranında saatin 06:40 olduğunu görebiliyordum, saatlerdir kocama bir mektup yazmak ve onu kaydetmek için uğraşıyordum sabahın bu saatinde, aniden sabah kocam için kahvaltı hazırlayıp yatağına götürerek sürprizlerime başlamak geldi aklıma. Kocam henüz uyanmamıştı ama ne zaman uyanacağını da bilemediğim için ne kadar zamanım vardı bilmiyorum, en azından mektup ve itiraf işi cepteydi, oturduğum masadan kalkarak mutfağa gittim, kocamın uyanması en son isteyeceğim şey olacaktı ki bunun için mutfağın kapısını çoktan kapatmıştım. Dolaptakileri hızlı bir şekilde gözden geçirdikten sonra mantar ve salamları çıkartarak işe koyuldum, tereyağında mantarlı yeşil biberli ve salamı yumurtalar ile buluşturarak kıvamının kocamın istediği şekilde olmasına dikkat ederek bir omlet yaptım, dolaptan çıkarttığım tulum peyniri, yeşil ve siyah zeytin, terayağı ve bal ikilisi, bir kaç dilim ekmek ile birlikte eksik olan çatal, peçete ve içeceğini tepsiye koyduğumda harika görünüyordu. Ben de kurt gibi acıkmıştım ki omlet yaparken ve tepsiyi hazırlarken atıştırmayı ihmal etmedim, son olarak omlet te tepsideki yerini almıştı, çok beceremesem de peçeteden yapabildiğim gülden çok her şeye benzeyen bez peçeteyi de tepsiye koyduktan sonra derin bir nefes alıp eksik olup olmadığını kontrol ettim. Her şeyin hazır olduğunu görebiliyordum, bir kaç saat sonra işe gitmek üzere evden çıkmış olmam gerektiğinden dolayı çok hızlı hareket etmem gerektiğini biliyordum. Saçlarımdaki havluyu çıkartıp kurumaya yüz tutmuş saçlarımı ellerimle şekillendirdikten sonra çıkarttığım bornozum ile havluyu yavaşça banyoya koyup kocamın uyanıp uyanmadığını kontrol ettim, işler yolundaydı ve henüz uyanmamıştı.
Üzerimde sadece iç çamaşırlarım vardı, tepsiyi ve telefonumu yanıma alıp yatak odasına doğru yürürken telefonumdan Beşiktaş marşını açmıştım. Kocam bir Beşiktaş aşığıydı ve rastgele bir zamanda ondan başka onu mutlu edecek bir müzik gelmemişti aklıma, evet birazdan tek kale maç vardı ve kocamı bundan daha iyi motive edecek bir şey olamazdı. Beşiktaş marşı koridorun duvarlarında yankılanırken ben elimdeki tepsi ile yatak odasına girdim, yatağın yanında kocamın görebileceği şekilde beklerken kocam gözlerini açtı, bir süre Beşiktaş marşını dinlerken ne olup bittiğini anlamadığına iddia girebilirdim, belki de rüya gördüğünü dahi düşünüyor olabilirdi, ben de dün gece aynı düşüncelere kapılmış yaşadıklarımın bir rüya olduğunu sanmıştım uzunca bir süre. Yastığının altından çıkartabildiği sağ elinin parmakları ile gözlerini ovuştururken
-hayırdır
diyebildi uykulu ve robotik bir ses tonuyla.
-Tek kale maç yapacağız sikici erkeğim, kalk hadi toparlan, bu Beşiktaş marşı senin için geliyor aşkım.
dedim elimdeki tepsiyi komodine koyarken. Kocam olup bitenlerin rüya olmadığına ikna olmuş olmalıydı ki hızlı bir şekilde önce sırt üstü dönüp sonra yatağın içinde oturup sırtını yatak başlığına doğru geriye çekerken ben yastığını sırtına koyuverdim. Kocam komodin üzerinde kendisi için hazırladığım tepsiyi inceliyordu, ben tepsiyi alıp kucağına doğru götürürken kocamın gözleri tepsiyi takip etmeye devam ediyordu.
-Aşkım neler oluyor?
dedi kucağındaki tepsinin içinde kendisi için yaptığım omleti hayran hayran incelerken. Omletin üzerine en son attığım yeşil biberler ile kalp işareti yapmıştım ve sanırım o kocamın dikkatini çekmiş olmalıydı.
-Söylediğim gibi aşkım birazdan tek kale maç yapacağız ama sahalara aç çıkmak istemezsin sanırım, önce kahvaltını yapmanı istiyorum ve mümkünse çok soru sormadan, sen kahvaltına başla bende banyoyu hazırlıyorum kahvaltıdan sonra birlikte duş yapacağız, sonra maç yapacağız ve tüm bunlardan sonra işe yetişmem gerektiği için çok zamanımız yok, hemen başlasan iyi olur!
dedim yatak odasından banyoya doğru giderken. Kocam olup bitenlere en az dün benim şaşırdığım kadar şaşırmıştı ama duyduklarından sonra odadan çatal sesleri gelmeye başlamıştı. Ben banyoyu hazırlarken içimden kendi kendime itiraflarımı sıralıyordum, kaç yıllık evliydim ve dürüst olmak gerekirse hiç bu kadar özenli bir kahvaltı hazırlamamıştım kocama, hatta bir dakika sanırım yatağına götürdüğüm hiç kahvaltı hatırlamıyorum ben, hem de hiç! Aynı zamanda evlendiğimden bu yana hiç bu kadar neşe ve mutluluk içinde bir kahvaltı hazırladığımı da hatırlamıyordum. İçinde bulunduğum durum sanırım cinsel mutluluğun içime ve oradan da tüm hayatıma yansıyan büyülü etkisiydi, banyodaki gereksiz kalabalıkları ayak altından kaldırdım, suyun sıcaklığını ayarlayıp küvetin dolması için suyu açtım, komodin üzerine konulan tepsinin sesi kulaklarıma geldiğinde kocamın hızlandırılmış kahvaltısının bittiğini anlamıştım ki kocamın
-Maç için hazırım. Şu marşı bir kez daha dinleyip motive olabilir miyim aşkım
dediğini duydum. Hızlıca ellerimi havluya kurulayıp yatak odasına gidip telefonumdan Beşiktaş marşını açarken
-Tabi ki aşkım hemen açıyorum, sen yeter ki iste benim sikici erkeğim, belin nasıl, ağrıyor mu?
diye sordum cevap vermesini bekleyerek.
-Belimi siktir et ağrısa da umurumda değil, kendimi milli maça çıkacak gibi hissediyorum, belim kırılsa da umurumda değil, çıkarım bu maça, yalnız sabahtan beridir kendimi kral gibi hissediyorum, krallar maç yapar mı?
dedi kolları iki yana açık dudakları maymunun götü gibi büzük ve öne doğru sünmüş vaziyette ona doğru gitmemi istercesine. Yanına kadar gidip dudağına bir öpücük kondurmuştum.
-Elbette yapar hem de kralını yapar, gel hadi.
Diyerek kolundan tutup onu yataktan çıkartmak için sündürüyordum. Üzerindeki pikeyi boştaki eli ile açarak yataktan kalktığında çırıl çıplaktı, geceden çıplak uyumuştu zaten, üzerinde kıyafet olmadığından çadır kurmuş diyemiyordum ama önünde maç yapmaya hazır bir alet vardı. Birlikte banyoya girdik, ben banyonun kapısını kapatırken kocam henüz yarıya kadar dolmuş küvete yerleşti, duş başlığı ile dün geceden terlemiş ve yapış yapış olmuş tüm vücudunu ıslattıktan sonra duş jeli ile köpürttüğüm lif ile tüm vücudunu köpürtmeye başladım, kocam her dakika yaşadıklarının bir rüya olmadığına emin oluyor, emin oldukça da beni öpücüklere boğuyor, öpücükleri arasına sıkıştırabildiği kelimeler ile
-kahvaltı harikaydı hayatım. Çok teşekkür ederim, kendimi çok özel hissettim.
Diye kesik kesik mırıldandı kulaklarıma.
-Sen benim özel sikicimsin, sen benim aygırımsın, sen benim bir tanecik kocamsın, yerim seni, yalarım sikini
derken göz bebeklerindeki mutluluğun ateşli dansını görmenizi isterdim. Elimdeki köpüklü lif ile suyun dışında kalan tüm vücudunu köpükledikten sonra omuzlarından beline kadar parmaklarımla masaj yaptım, küvetin dışına çıkartabildiği eli ile külotumun üzerinden amımı avuçluyor memelerimi okşamaya çalışıyordu, o kadar ilgili hareket ediyordu ki bir klasiği hayata geçirip vücudundaki köpüklerden sağ işaret parmağının ucuna aldığı bir miktar köpüğü burnumun ucuna kondurduğunda göz bebeklerimiz buluşmuş ve yüzümüzde bir gülümseme oluşmuştu. Suyun dışında kalan tüm vücuduna masaj yaptıktan sonra saçlarını şampuanladım ve sonrasında tüm vücudunu durulayıp küvetten çıkarttım, bornozunu giydirip saçlarına havlusunu sarmaya çalışırken gözleri mayışmış neredeyse uyuyacak gibiydi suratı, dudaklarına bir hayat öpücüğü verme zamanı gelmişti. Dudaklarına yapıştım, alev gibi sıcaktı dudakları, uzun uzun dudaklarını ıslatarak öptüm.
-Sen yatağımıza geç ama sakın uyuma geliyorum ben.
derken artık gidebilirsin der gibi poposunu tokatladım. Kocam banyodan çıkıp yatak odasına giderken ben de hızlı bir şekilde iç çamaşırlarımı çıkartıp soyundum ve suyun altına girdim, yeniden sabunlanmaya ihtiyaç yoktu, sadece tenimin biraz ıslak olmasını istediğim için suya girmiştim. Vücudumu ve saçlarımı ıslattıktan sonra bornozumla saçlarımı ve vücudumu hafif kurulayıp banyodan çıktım, mutfağa gidip dolaptan dün kocamın yaptığı ayva tatlısından bir miktar tabağa alıp üzerine de dondurma koyduktan sonra mutfaktan yatak odasına doğru yürümeye başladım, yatak odasına gittiğimde kocam bornozu ile birlikte sırt üstü yatıyor beni bekliyordu.
-Sana ayva tatlısı getirdim.
Dedim elimdeki tabağı göz hizasına doğru indirip gösterircesine, kocam bulunduğu yerde sırtına yastığı alarak oturup sırtını yastığa yasladı, bornozu bacaklarına doğru iki yana açık olduğundan sertleşmiş siki gözümün önünde dimdik ayakta duruyordu, elimdeki tatlı tabağını kocama verdikten sonra bacak arasına uzandım, kocam elindeki tatlıyı yemeye başlamış, bende sikini yalamaya başladım, sikinin boyunu ölçer gibi kökünden ucuna dilimle yaladıktan sonra sikinin başını dudaklarımla kavrayıp ağzımın içinde dilimle kafasını yalayarak ıslatıyor, sikini yaladıkça ağzımda büyüyor, ucundan akan zevk sularının tadı beni çılgına çeviriyordu. İşe gitmek için ne kadar zamanım kaldığını bilmiyordum ama öğrenmekte istemiyordum, kocam yavaş yavaş tatlısını yerken kendinden geçmiş vaziyette her hareketimi izliyor ve zevk alıyordu. Ben sikini köküne kadar ağzıma alıp bir süre bekledikten sonra dudaklarımla kavrayıp yavaş yavaş ucuna kadar çıkartıp yeniden köküne kadar ağzıma alıyor bir yandan da parmaklarımla testislerini yalıyordum, çok zevkliydi ve akşama kadar sikici erkeğimin sikini kemirebilirdim. Kocam elindeki boşalan tatlı tabağını komodin üzerindeki kahvaltı tepsisine yerleştirmeye çalışıyordu, sikini ağzımdan çıkarttığımda daha rahat hareket ederek tepsi üzerinde elindeki tabak için boş bir yer hazırlayıp tabağı yerleştirdiğinde bende yukarıya kadar sürünerek dudaklarına ulaşmış, dudaklarına yapışıp öpmeye başladım. Daha önce hiç görmediğim bir kudurmuşluk vardı içimde, kocamı tek hamlede yemek eritmek ve bitirmek istiyordum, kocam ıslanmış amımı parmaklarken inlemekten kendimi alamıyordum, yataktan aşağıya inerek yatağa sırt üstü uzanmasını istedim, kocam sırt üstü yatmaya çalışırken halen amımı parmaklıyor beni raydan çıkartıyordu. Sırt üstü uzandıktan sonra gidip telefonumu ve kulaklığı alıp geldim, kocamın kulağına eğilip
-Dün bana yaptığın sürprizden çok etkilendim, başlattığın itiraf oyununa bir cevap olarak bu gece sana bir mektup yazdım, yazdığım mektubu kendi sesim ile kaydettim, az sonra gözlerini bağlayacağım, kulaklığı kulaklarına takıp sana yazdığım mektubumu dinletirken demir gibi olmuş sikinin üzerinde zıplayarak seni boşaltacağım.
derken sikini yukardan aşağıya okşuyordum. Kocam duyduklarından sonra heyecanı daha da artmış siki daha da sertleşmiş ve iri iri olmuş gözleri ile
-İtiraflarını dinlemek için sabırsızlanıyorum.
derken boştaki eli ile sertleşmiş meme ucumu okşuyordu.
1 year ago