Gizli düşünce - Kusursuz yaşanan - 3
Erkan’ı yolcu ettikten sonra mutfağa giderek yarım kalan kahvaltımızı tamamladık.
-Elmacık kuşu gibisin hayatım bu gün. Seni çok enerjik, mutlu ve pozitif gördüm
dedim gözlerimi göz bebeklerine hapsederek.
-Erkan, dün gece o olmasaydı ne yapardım?
gözlerini kapatmasaydı göz bebeklerinin yukarı kaydığını görebileceğime bahse girerdim.
-Baksana bizim için hocası ile görüşecek, umarım ameliyata onay verir de bir an önce ameliyat olursun aşkım. Senin bu şekilde acı çekmene dayanamıyorum, seni çok seviyorum, dün hızır gibi yetişti
dedi göz kapaklarını kırpıştırarak. Göz kapakları dün gecede Hızır’dan fazlasının olduğunu haykırıyordu. Karımı iyi tanıdığımı söylemiştim, işte tam notalarına dokunma zamanı gelmişti.
-Çok yakışıklı bir erkek, sporda yapıyor herhalde vücudu da çok orantılı, doktor olacağı için zek**ir de kesin. Komik tarafı var mı o kadarını bilmiyorum ama tüm bunların üzerine birde güldürmeyi seviyorsa ona hayır diyecek kız göremiyorum etrafta
dedim. Sağ işaret parmağı ve orta parmağını diz kapağımdan sikime doğru yavaş yavaş yürüterek
-Evet sanırım öyle, çokta terbiyeli biri gördüğün gibi.
dedi gözlerini benden kaçırarak. Karımın bana anlatamadığı şeylerin olduğuna inanıyordum, bana anlatamadığı şeyleri işaret parmağı ile orta parmağını dizimde yürüyüş yaptırarak dizime yazıyordu adeta, ritmik hareketleri ve bana anlatamadığı şeyleri bulma heyecanı sikimi kaldırdı, oturduğum sandalyeden kalkarak pijamamı ve çamaşırımı aşağıya indirip, karımın şaşkın bakışları eşliğinde kemik gibi olmuş sikimi dışarı çıkarttım. Hayatta en çok sevdiği şeylerden birini hiç beklemediği bir anda karşısında gören karım şaşırmıştı, sandalyede oturduğundan dolayı sikim kalkmış halde tam dudak hizasındaydı, sağ elimi kafasının arkasında saçlarını kavrayarak sabitledim ve ağzına aldığı sikimi daha derinlere göndermek için kendime doğru bastırıyordum. Seksi ve güzeller güzeli karım da benim notalarımı iyi bilirdi, ağzına aldığı sikime saksafon çalmasından bahsetmiyorum, tam olarak ağzına aldığı sikime tek kişilik konser veriyordu sürtük. Sertleşmiş sikimin etrafına bastırıp kavradığı dudakları ile sikimin tüm kıvrımlarına hükmediyor, yavaş yavaş köküne kadar aldığı sikimi aynı hızla yukarı kadar getiriyor ve başına attığı dil darbeleri ile konserine devam ediyordu. Eğilip uzanabildiğim kadarıyla mal varlığı içindeki görsel olarak en zengin olan memelerini okşamaya çalışıyordum, karım birden sandalyeden kalkıp oturduğu sandalyeye beni itekleyerek oturttu,
-senin belin ağrıyor aşkım sen otur
dedi. Üzerindeki badisini çıkartırken açıkta kalan göbeğine öpücük atmayı ihmal etmedim, bir çırpıda sütyeni de çıkartıp önümde diz çökmüştü, daha önceden ıslattığı sikimin ıslaklığını yeterli görmemiş olacaktı ki sikimi tekrar ağzına alarak ıslattıktan sonra sikimi iki eli ile yanlardan sıkıştırdığı memelerinin arasına alıp yukarı aşağı hareket etmeye başladı. O kadar güzel bir ritimde yapıyordu ki bunu kendimi göklerde uçar gibi hissediyordum, dolgun memelerinin arasında eriyip giden sikim sertleşmiş ve göğüslerini yara yara sikiyordu, aniden durdu göğüslerini bırakıp ayağa kalkarak.
-İşe geç kalıyorum
dedi telaşlı bir ses tonuyla. Ben belimden dolayı raporluydum ama karım işe gidiyordu, yaşadıklarımızın etkisiyle unutmuştuk. Taytının arasından elimi amına kadar soktum, tamda tahmin ettiğim gibi ıslanmıştı.
-Beni bu şekilde bırakıp gitmeyeceksin değil mi?
dedim amını parmaklarken.
-Şu anda bile geç kalmışım hemen toparlanıp çıkmam gerek, kendini geceye sakla
dedi elimi taytından çıkartıp kaçar adım mutfaktan çıkarken. Oturduğum yerden ayağa kalkıp pijamamla çamaşırımı çıkarttım, otuzbir çekerek yatak odasında hazırlanmaya çalışan karımın yanına gittim, karım taytını yatağın üzerine çıkartmış banyoya girmişti, elini yüzünü yıkadıktan sonra ıslanmış külotunu banyoya çıkartıp çıplak vaziyette yatak odasına geldi, ben yatağa oturmuş otuzbir çekiyordum, yanımdan geçerek çekmeceden çıkarttığı iç çamaşırları ile yanıma oturdu, önce sütyenini sonrada külotunu giyindi, dolabı açıp ne giyeceğine karar verirken ben arkadan götüne bakarak otuzbir çekmeye devam ediyordum. Dizine kadar uzunlukta olan saks mavisi çok seksi bir elbisesi vardı, dolaptan onu çıkartıp çenesi seviyesinden tutup
-Aşkım bu nasıl? Bunu giyineyim mi ?
-Beni delirttiğin gibi iş yerindekileride mi delirteceksin? Sana bir gün tecavüz ederlerde hangi gün ederler bilmem
dedim şaka yapmış gibi gülerek.
-Tecavüz kaçınılmazsa ne yapıyorduk aşkım?
dedi sinsi bir gülüşle.
-Domalıp zevk alıyorduk
dedim gülmeye devam ederek. Karım bunları duyduktan sonra zaten arkası bana dönüktü bahsettiğim sak mavisi elbiseyi giyinip bana doğru domaldı.
-Böyle mi? demek istedin
-Aynen böyle, hiç pozisyonu bozma
dedim, yanına giderek sikimi direk ağzına verdim.
-Aşkım zaman yok biliyorsun
diyebildi ağzındaki sikim ile heceleye heceleye. İki elim ile yanaklarından tuttum ve resmen ağzını sikiyordum, çıldırtmıştı beni, boşalmak istiyordum artık. Az önce üzerinden çıkartıp yatağın üzerine attığı siyah parlak taytı ilişti güzüme, sikimi karımın ağzından çıkarttığım gibi yatağın üzerindeki taytın üzerine boşaltmaya başladım, kasıla kasıla son damlarına kadar spermlerimi boşalttım.
-Ne yaptın sen? Boşalacak yer bulamadın da taytıma mı boşaldın?
-Artık akşam bunu giyemezsin
dedim gülerek. Yatağa uzanıp yaşadığım orgazmın tadını çıkartıyordum, karım üzerine spermlerimi fışkırttığım taytını banyoya götürüp geldikten sonra aynanın karşısında geçip makyajını yapmaya çalışıyordu.
-Akşam ne yapacağız?
dedi yüzüne kremini yedirirken.
-Sen işe gittikten sonra ben alış verişe gideceğim, aklına gelenleri bana yaz, sen işten gelince yemek yaparsın, bende tatlı, içecek onları tamamlarım olur biter
dedim. Yatağa eğilip dudağıma bir öpücük kondurarak.
-akşama senden sürprizler bekliyorum aşkım
diyerek önce yatak odasından daha sonra evden ayrıldı.
Karım mutfaktaki hünerime çok şahit olduğundan ve bana bu konuda güvendiğinden dolayı içi rahat bir şekilde benden sürpriz bekleyeceğini söyleyerek gitmişti, anlayacağınız ihale bana kalmıştı. Kısa bir süre düşündükten sonra akşama tavuk dünyası yapmaya karar verdim, kalkıp giyindikten sonra eksikleri tespit edip markete giderek bu eksikleri aldım, tavuk göğüslerini uygun ölçülerde doğradıktan sonra akşama kadar marine olması için hazırladığım karışımda karıştırarak dolaba yerleştirdim, gittiğim markette insanın yüzüne gülen ayvaları gördüğümde akşam için almayı planladığım tatlıyı almaktan vaz geçerek ayva tatlısı yapmaya karar verdiğim ayvaları soyup çekirdeklerini çıkarttıktan sonra içerisine koyduğum çubuk tarçın ve yeteri kadar suyun içine eklediğim şekerlerle ocağa koyup yanmasını bekliyordum. Bir saat kadar zaman geçmişti ki evin her tarafına nefis tarçın ve ayvanın kokusu yayılmış, karımın gelme saatleri yaklaşmıştı. Sabahtan bu yana çok ayakta durduğumdan salonda oturduğum koltukta kahvemi yudumlarken kapının kapanma sesinden seksi karımın geldiğini anlamıştım, salonun kapısına gelerek içindeki teşhirci sürtüğün tüm hünerlerini gösterircesine salonun kapısına yaslanıp sağ elini kapının üstüne kaldırıp sol bacağını da sağ bacağının üzerine doğru kilitledikten sonra
-tatatataaaam
dedi gözlerini açarak.
-Burnuma güzel kokular geliyor aşkım görmek istiyorum
diyerek mutfağa doğru yöneldi.
-mmmm harika görünüyor. Ayva tatlısı değil mi bu?
dedi ben mutfak kapısına doğru yaklaşırken.
-Evet aşkım
dedim mutfak kapısından tutunarak. Karım masadan yere düşürdüğüm peçeteyi eğilip alırken verdiği frikik ile külotunu bana göstermişi.
-Ben üzerimi değiştireyim ve masayı hazırlayım
diyerek dudağıma bir öpücük kondurduğunda bende avuçladığım kalçalarını sıkmayı ihmal etmedim. Değiştirdiği ve üzerine giyindiği kıyafetleri ile mutfağa geldi, üzerinde beyaz askılı badisi ve altında da gri şortu vardı, sütyen takmamıştı ve görebildiğim kadarıyla sabahki giyindiği iç çamaşırını da değiştirip şortunun altına tanga giymişti. Dünyalar güzeli karım tam bir prenses gibi görünüyordu karşımda, elinde getirdiği telefonuna bakarak
-yaklaşık bir saatimiz var, yemek olarak ne yapacağız belli mi ?
-Evet tavuk dünyası yapacağım her şey hazır, tavukları marine ettim dolapta, bir saatimiz var derken neye bir saatimiz var tam olarak
-Erkan bir saat sonra burada olacak, sen işe ve mutfağa kendini çok kaptırmış olmalısın, Erkan kilonu sormak için seni aramış ama sana ulaşamayınca beni aradı bende kilonu söyledim, akşam kaçta geleceğini sordum ona oradan biliyorum
dedi. Ben markete gittiğimde aramış olmalıydı, anladığım kadarıyla Erkan ile konuşmuşlar hatta belki de mesajlaşmışlardı, hatta! hatta belki karım bundan dolayı ıslanmış ve bu yüzden kıyafetlerini çıkarttığında iç çamaşırını da çıkartmıştı. Kendime bu soruları sorarken içimde iki duygu birbiri ile adeta savaşıyordu, birincisi sikim kalkıyor ve hoşlanıyordum, ikincisi de çıldıracak gibi oluyor müthiş kıskanıyordum.
-Sen masayı hazırla ben geliyorum
diyerek doğru banyoya gittim, kirli sepetine bakıp kafamdaki soruların cevabını bulmaya çalışacaktım. Kirli sepetini açtığımda en üstte az önce çıkarttığı külotu vardı, elime aldığımda sırılsıklam olduğunu fark ettim, aniden sikim kalkmıştı, sonra sabah üzerine boşaldığım siyah parlak tayta ilişti gözüm, sikim daha da sertleşti. Siyah taytını sepetten alıp çıkartırken siyah transparan geceliği de onunla birlikte sepetten çıktı, hatırladığım kadarıyla dün gece üzerinde bu gecelik vardı, kirli sepetinde ne işi var acaba neresi kirlendi diye kontrol ederken baştan aşağı ikiye ayrılmış olduğunu ve elimdekinin bir parçası olduğunu diğer parçasının da kirli sepetinde olduğunu fark ettim. Kendiliğinden ya da bir yere takılarak bu şekilde yırtılması imkansızdı, ihtimaller aklıma geldikçe sikim patlayacakmış gibi şişmeye devam ediyordu, en çok Erkan’ın karımı telefonuna hangi isimde ne olarak kaydettiğini merak ederken şimdi artık en çok bu geceliğin nasıl bu hale geldiğini merak ediyordum, amına koyuyum delirmek üzereydim resmen. Şimdilik sakin ve sabırlı olmam gerektiğine karar verdim, sırayla geceliği, taytı ve külotu sepete koymayı planlamıştım, geceliği aldığım gibi yerine koydum ama üzerine fışkırdığım taytı elime alınca birden hipnoz olmuş gibi sikimi okşamaya başladım, daha fazla dayanamazdım, lavabonun suyunu açıp gürültü yaparak güya suyla bir şeyler yapıyorum izlenimi verip banyonun kapısını kilitledikten sonra elime aldığım taytla bir güzel asıldım, yine aynı şiddette taytın üzerine boşaldıktan sonra artık kirli sepetine koyabilirdim.
Önce taytı onunda üstüne aldığım gibi koymaya özen gösterecek şekilde külotu koyduktan sonra toparlanıp mutfağa gittim, karım masanın büyük bir kısmını hazırlamış bardakları yerleştiriyor, masaya bir şeyler koymak için domaldıkça aklım başımdan gidiyordu. Sürtük karım bunu çok iyi bildiği için her fırsatta masaya domalmıyor adeta masaya domalmak için fırsat yaratıyordu.
-Ne kadar zaman kaldı
dedim. Mutfak masasındaki telefonunu eline alarak bir süre bir şeyler yaptıktan sonra
-çok az kalmış
dedi. Anladığım kadarıyla mesaj gelmişti ve az önce telefonu ilk eline aldığında önce mesajı okudu ve sonra saate bakıp bana söylemişti.
-Telefona mesaj mı gelmiş?
dedim ona doğru yaklaşarak.
-Yooo bildirim gelmiş ona baktım
dedi, beklemediği bir soruya cevap vermek zorunda kalmış bir edayla.
-Ben yemeği yapmaya başlayım sende üzerini değiş istersen, misafirimizi böyle karşılamayı düşünmüyorsun herhalde
dedim. Gözlerini kısarak güldükten sonra
-ne giysem?
dedi bana bakarak ve benden izin ister gibi.
-Aşkım sana ne giysen yakışıyor güzel oluyor ama elbise giyinme bence, böyle pantolon ve badi falan giy istersen
dedim. Karım istemediği yada sevmediği bir şeyle karşılaştığında yaptığı bir hareketi vardı onu yaparak
-pantolon badi biraz çok günlük olmaz mı aşkım?
dedi. Belli ki elbise giymek istiyordu, bende bunu öğrenmek için böyle bir soru sorarak bir oyun başlatmıştım kendi içimde zaten, şimdi rahatlıkla oyunumu devam ettirebilirdim.
-Bak şöyle yapalım. Ben yemeğin başına geçiyim, sen de dolabına bir bak, üç tane seçenek çıkart sonra bana haber ver birlikte bakıp birine karar verelim tamam mı götünü yerim senin
-Teklifin çok hoşuma gitti. Tamam
dedi slut bir ses tonu ve hareketle. Ona göre bu bir teklif olabilirdi belki ama bana göre merak ettiklerimi öğrenmek için oynadığım tek kişilik bir oyunun parçasıydı bu.
-Elmacık kuşu gibisin hayatım bu gün. Seni çok enerjik, mutlu ve pozitif gördüm
dedim gözlerimi göz bebeklerine hapsederek.
-Erkan, dün gece o olmasaydı ne yapardım?
gözlerini kapatmasaydı göz bebeklerinin yukarı kaydığını görebileceğime bahse girerdim.
-Baksana bizim için hocası ile görüşecek, umarım ameliyata onay verir de bir an önce ameliyat olursun aşkım. Senin bu şekilde acı çekmene dayanamıyorum, seni çok seviyorum, dün hızır gibi yetişti
dedi göz kapaklarını kırpıştırarak. Göz kapakları dün gecede Hızır’dan fazlasının olduğunu haykırıyordu. Karımı iyi tanıdığımı söylemiştim, işte tam notalarına dokunma zamanı gelmişti.
-Çok yakışıklı bir erkek, sporda yapıyor herhalde vücudu da çok orantılı, doktor olacağı için zek**ir de kesin. Komik tarafı var mı o kadarını bilmiyorum ama tüm bunların üzerine birde güldürmeyi seviyorsa ona hayır diyecek kız göremiyorum etrafta
dedim. Sağ işaret parmağı ve orta parmağını diz kapağımdan sikime doğru yavaş yavaş yürüterek
-Evet sanırım öyle, çokta terbiyeli biri gördüğün gibi.
dedi gözlerini benden kaçırarak. Karımın bana anlatamadığı şeylerin olduğuna inanıyordum, bana anlatamadığı şeyleri işaret parmağı ile orta parmağını dizimde yürüyüş yaptırarak dizime yazıyordu adeta, ritmik hareketleri ve bana anlatamadığı şeyleri bulma heyecanı sikimi kaldırdı, oturduğum sandalyeden kalkarak pijamamı ve çamaşırımı aşağıya indirip, karımın şaşkın bakışları eşliğinde kemik gibi olmuş sikimi dışarı çıkarttım. Hayatta en çok sevdiği şeylerden birini hiç beklemediği bir anda karşısında gören karım şaşırmıştı, sandalyede oturduğundan dolayı sikim kalkmış halde tam dudak hizasındaydı, sağ elimi kafasının arkasında saçlarını kavrayarak sabitledim ve ağzına aldığı sikimi daha derinlere göndermek için kendime doğru bastırıyordum. Seksi ve güzeller güzeli karım da benim notalarımı iyi bilirdi, ağzına aldığı sikime saksafon çalmasından bahsetmiyorum, tam olarak ağzına aldığı sikime tek kişilik konser veriyordu sürtük. Sertleşmiş sikimin etrafına bastırıp kavradığı dudakları ile sikimin tüm kıvrımlarına hükmediyor, yavaş yavaş köküne kadar aldığı sikimi aynı hızla yukarı kadar getiriyor ve başına attığı dil darbeleri ile konserine devam ediyordu. Eğilip uzanabildiğim kadarıyla mal varlığı içindeki görsel olarak en zengin olan memelerini okşamaya çalışıyordum, karım birden sandalyeden kalkıp oturduğu sandalyeye beni itekleyerek oturttu,
-senin belin ağrıyor aşkım sen otur
dedi. Üzerindeki badisini çıkartırken açıkta kalan göbeğine öpücük atmayı ihmal etmedim, bir çırpıda sütyeni de çıkartıp önümde diz çökmüştü, daha önceden ıslattığı sikimin ıslaklığını yeterli görmemiş olacaktı ki sikimi tekrar ağzına alarak ıslattıktan sonra sikimi iki eli ile yanlardan sıkıştırdığı memelerinin arasına alıp yukarı aşağı hareket etmeye başladı. O kadar güzel bir ritimde yapıyordu ki bunu kendimi göklerde uçar gibi hissediyordum, dolgun memelerinin arasında eriyip giden sikim sertleşmiş ve göğüslerini yara yara sikiyordu, aniden durdu göğüslerini bırakıp ayağa kalkarak.
-İşe geç kalıyorum
dedi telaşlı bir ses tonuyla. Ben belimden dolayı raporluydum ama karım işe gidiyordu, yaşadıklarımızın etkisiyle unutmuştuk. Taytının arasından elimi amına kadar soktum, tamda tahmin ettiğim gibi ıslanmıştı.
-Beni bu şekilde bırakıp gitmeyeceksin değil mi?
dedim amını parmaklarken.
-Şu anda bile geç kalmışım hemen toparlanıp çıkmam gerek, kendini geceye sakla
dedi elimi taytından çıkartıp kaçar adım mutfaktan çıkarken. Oturduğum yerden ayağa kalkıp pijamamla çamaşırımı çıkarttım, otuzbir çekerek yatak odasında hazırlanmaya çalışan karımın yanına gittim, karım taytını yatağın üzerine çıkartmış banyoya girmişti, elini yüzünü yıkadıktan sonra ıslanmış külotunu banyoya çıkartıp çıplak vaziyette yatak odasına geldi, ben yatağa oturmuş otuzbir çekiyordum, yanımdan geçerek çekmeceden çıkarttığı iç çamaşırları ile yanıma oturdu, önce sütyenini sonrada külotunu giyindi, dolabı açıp ne giyeceğine karar verirken ben arkadan götüne bakarak otuzbir çekmeye devam ediyordum. Dizine kadar uzunlukta olan saks mavisi çok seksi bir elbisesi vardı, dolaptan onu çıkartıp çenesi seviyesinden tutup
-Aşkım bu nasıl? Bunu giyineyim mi ?
-Beni delirttiğin gibi iş yerindekileride mi delirteceksin? Sana bir gün tecavüz ederlerde hangi gün ederler bilmem
dedim şaka yapmış gibi gülerek.
-Tecavüz kaçınılmazsa ne yapıyorduk aşkım?
dedi sinsi bir gülüşle.
-Domalıp zevk alıyorduk
dedim gülmeye devam ederek. Karım bunları duyduktan sonra zaten arkası bana dönüktü bahsettiğim sak mavisi elbiseyi giyinip bana doğru domaldı.
-Böyle mi? demek istedin
-Aynen böyle, hiç pozisyonu bozma
dedim, yanına giderek sikimi direk ağzına verdim.
-Aşkım zaman yok biliyorsun
diyebildi ağzındaki sikim ile heceleye heceleye. İki elim ile yanaklarından tuttum ve resmen ağzını sikiyordum, çıldırtmıştı beni, boşalmak istiyordum artık. Az önce üzerinden çıkartıp yatağın üzerine attığı siyah parlak taytı ilişti güzüme, sikimi karımın ağzından çıkarttığım gibi yatağın üzerindeki taytın üzerine boşaltmaya başladım, kasıla kasıla son damlarına kadar spermlerimi boşalttım.
-Ne yaptın sen? Boşalacak yer bulamadın da taytıma mı boşaldın?
-Artık akşam bunu giyemezsin
dedim gülerek. Yatağa uzanıp yaşadığım orgazmın tadını çıkartıyordum, karım üzerine spermlerimi fışkırttığım taytını banyoya götürüp geldikten sonra aynanın karşısında geçip makyajını yapmaya çalışıyordu.
-Akşam ne yapacağız?
dedi yüzüne kremini yedirirken.
-Sen işe gittikten sonra ben alış verişe gideceğim, aklına gelenleri bana yaz, sen işten gelince yemek yaparsın, bende tatlı, içecek onları tamamlarım olur biter
dedim. Yatağa eğilip dudağıma bir öpücük kondurarak.
-akşama senden sürprizler bekliyorum aşkım
diyerek önce yatak odasından daha sonra evden ayrıldı.
Karım mutfaktaki hünerime çok şahit olduğundan ve bana bu konuda güvendiğinden dolayı içi rahat bir şekilde benden sürpriz bekleyeceğini söyleyerek gitmişti, anlayacağınız ihale bana kalmıştı. Kısa bir süre düşündükten sonra akşama tavuk dünyası yapmaya karar verdim, kalkıp giyindikten sonra eksikleri tespit edip markete giderek bu eksikleri aldım, tavuk göğüslerini uygun ölçülerde doğradıktan sonra akşama kadar marine olması için hazırladığım karışımda karıştırarak dolaba yerleştirdim, gittiğim markette insanın yüzüne gülen ayvaları gördüğümde akşam için almayı planladığım tatlıyı almaktan vaz geçerek ayva tatlısı yapmaya karar verdiğim ayvaları soyup çekirdeklerini çıkarttıktan sonra içerisine koyduğum çubuk tarçın ve yeteri kadar suyun içine eklediğim şekerlerle ocağa koyup yanmasını bekliyordum. Bir saat kadar zaman geçmişti ki evin her tarafına nefis tarçın ve ayvanın kokusu yayılmış, karımın gelme saatleri yaklaşmıştı. Sabahtan bu yana çok ayakta durduğumdan salonda oturduğum koltukta kahvemi yudumlarken kapının kapanma sesinden seksi karımın geldiğini anlamıştım, salonun kapısına gelerek içindeki teşhirci sürtüğün tüm hünerlerini gösterircesine salonun kapısına yaslanıp sağ elini kapının üstüne kaldırıp sol bacağını da sağ bacağının üzerine doğru kilitledikten sonra
-tatatataaaam
dedi gözlerini açarak.
-Burnuma güzel kokular geliyor aşkım görmek istiyorum
diyerek mutfağa doğru yöneldi.
-mmmm harika görünüyor. Ayva tatlısı değil mi bu?
dedi ben mutfak kapısına doğru yaklaşırken.
-Evet aşkım
dedim mutfak kapısından tutunarak. Karım masadan yere düşürdüğüm peçeteyi eğilip alırken verdiği frikik ile külotunu bana göstermişi.
-Ben üzerimi değiştireyim ve masayı hazırlayım
diyerek dudağıma bir öpücük kondurduğunda bende avuçladığım kalçalarını sıkmayı ihmal etmedim. Değiştirdiği ve üzerine giyindiği kıyafetleri ile mutfağa geldi, üzerinde beyaz askılı badisi ve altında da gri şortu vardı, sütyen takmamıştı ve görebildiğim kadarıyla sabahki giyindiği iç çamaşırını da değiştirip şortunun altına tanga giymişti. Dünyalar güzeli karım tam bir prenses gibi görünüyordu karşımda, elinde getirdiği telefonuna bakarak
-yaklaşık bir saatimiz var, yemek olarak ne yapacağız belli mi ?
-Evet tavuk dünyası yapacağım her şey hazır, tavukları marine ettim dolapta, bir saatimiz var derken neye bir saatimiz var tam olarak
-Erkan bir saat sonra burada olacak, sen işe ve mutfağa kendini çok kaptırmış olmalısın, Erkan kilonu sormak için seni aramış ama sana ulaşamayınca beni aradı bende kilonu söyledim, akşam kaçta geleceğini sordum ona oradan biliyorum
dedi. Ben markete gittiğimde aramış olmalıydı, anladığım kadarıyla Erkan ile konuşmuşlar hatta belki de mesajlaşmışlardı, hatta! hatta belki karım bundan dolayı ıslanmış ve bu yüzden kıyafetlerini çıkarttığında iç çamaşırını da çıkartmıştı. Kendime bu soruları sorarken içimde iki duygu birbiri ile adeta savaşıyordu, birincisi sikim kalkıyor ve hoşlanıyordum, ikincisi de çıldıracak gibi oluyor müthiş kıskanıyordum.
-Sen masayı hazırla ben geliyorum
diyerek doğru banyoya gittim, kirli sepetine bakıp kafamdaki soruların cevabını bulmaya çalışacaktım. Kirli sepetini açtığımda en üstte az önce çıkarttığı külotu vardı, elime aldığımda sırılsıklam olduğunu fark ettim, aniden sikim kalkmıştı, sonra sabah üzerine boşaldığım siyah parlak tayta ilişti gözüm, sikim daha da sertleşti. Siyah taytını sepetten alıp çıkartırken siyah transparan geceliği de onunla birlikte sepetten çıktı, hatırladığım kadarıyla dün gece üzerinde bu gecelik vardı, kirli sepetinde ne işi var acaba neresi kirlendi diye kontrol ederken baştan aşağı ikiye ayrılmış olduğunu ve elimdekinin bir parçası olduğunu diğer parçasının da kirli sepetinde olduğunu fark ettim. Kendiliğinden ya da bir yere takılarak bu şekilde yırtılması imkansızdı, ihtimaller aklıma geldikçe sikim patlayacakmış gibi şişmeye devam ediyordu, en çok Erkan’ın karımı telefonuna hangi isimde ne olarak kaydettiğini merak ederken şimdi artık en çok bu geceliğin nasıl bu hale geldiğini merak ediyordum, amına koyuyum delirmek üzereydim resmen. Şimdilik sakin ve sabırlı olmam gerektiğine karar verdim, sırayla geceliği, taytı ve külotu sepete koymayı planlamıştım, geceliği aldığım gibi yerine koydum ama üzerine fışkırdığım taytı elime alınca birden hipnoz olmuş gibi sikimi okşamaya başladım, daha fazla dayanamazdım, lavabonun suyunu açıp gürültü yaparak güya suyla bir şeyler yapıyorum izlenimi verip banyonun kapısını kilitledikten sonra elime aldığım taytla bir güzel asıldım, yine aynı şiddette taytın üzerine boşaldıktan sonra artık kirli sepetine koyabilirdim.
Önce taytı onunda üstüne aldığım gibi koymaya özen gösterecek şekilde külotu koyduktan sonra toparlanıp mutfağa gittim, karım masanın büyük bir kısmını hazırlamış bardakları yerleştiriyor, masaya bir şeyler koymak için domaldıkça aklım başımdan gidiyordu. Sürtük karım bunu çok iyi bildiği için her fırsatta masaya domalmıyor adeta masaya domalmak için fırsat yaratıyordu.
-Ne kadar zaman kaldı
dedim. Mutfak masasındaki telefonunu eline alarak bir süre bir şeyler yaptıktan sonra
-çok az kalmış
dedi. Anladığım kadarıyla mesaj gelmişti ve az önce telefonu ilk eline aldığında önce mesajı okudu ve sonra saate bakıp bana söylemişti.
-Telefona mesaj mı gelmiş?
dedim ona doğru yaklaşarak.
-Yooo bildirim gelmiş ona baktım
dedi, beklemediği bir soruya cevap vermek zorunda kalmış bir edayla.
-Ben yemeği yapmaya başlayım sende üzerini değiş istersen, misafirimizi böyle karşılamayı düşünmüyorsun herhalde
dedim. Gözlerini kısarak güldükten sonra
-ne giysem?
dedi bana bakarak ve benden izin ister gibi.
-Aşkım sana ne giysen yakışıyor güzel oluyor ama elbise giyinme bence, böyle pantolon ve badi falan giy istersen
dedim. Karım istemediği yada sevmediği bir şeyle karşılaştığında yaptığı bir hareketi vardı onu yaparak
-pantolon badi biraz çok günlük olmaz mı aşkım?
dedi. Belli ki elbise giymek istiyordu, bende bunu öğrenmek için böyle bir soru sorarak bir oyun başlatmıştım kendi içimde zaten, şimdi rahatlıkla oyunumu devam ettirebilirdim.
-Bak şöyle yapalım. Ben yemeğin başına geçiyim, sen de dolabına bir bak, üç tane seçenek çıkart sonra bana haber ver birlikte bakıp birine karar verelim tamam mı götünü yerim senin
-Teklifin çok hoşuma gitti. Tamam
dedi slut bir ses tonu ve hareketle. Ona göre bu bir teklif olabilirdi belki ama bana göre merak ettiklerimi öğrenmek için oynadığım tek kişilik bir oyunun parçasıydı bu.
1 year ago