Gizli düşünce - Kusursuz yaşanan - 2

Yakın zamanda hiç bu kadar güzel bir Perşembe sabahına uyanmamıştı Erkan. Uykusuz ve yorucu bir gece geçirmesine rağmen sabahın ilk ışıkları ile uyanmıştı, kendini inanılmaz enerjik hissediyordu, normalde çok defa uykusuz geceler yaşamış ve sabahında üzerinden kamyon geçmiş gibi uyanmıştı, bu perşembe sabahı ona hareketli şarkılar söyletiyordu. Sırt üstü yattığı yatağında gözlerini tavana kilitlemiş ve göz bebekleri tavanda bir şeyler arıyordu adeta, dün gece yaşadıkları rüya olabilir miydi? Gözbebekleri tavanda gezinip hafızası geriye doğru sarmaya başladığında istemsizce sağ eli kendinden önce uyanmış sikine gitmişti, hafızası dün gece yaşadıklarının bir rüya olmadığını söylüyordu ama Erkan emin olmak istercesine sikini okşuyor ve sanki dün gece yaşanan her şeyi bir bir kendine anlatıyormuş gibi teyit ettiriyordu onu okşamaya devam ederek, en çokta göğüsleri kalmıştı aklında dün geceden, insanın aklını başından alan o göğüsler, hafif büyük ama yerinde duramayan memeleri dün gece göğsünün arasına alarak ezmiş, sertleşen uçlarını emmiş ve ciğerlerine kadar çektiği kokusunun bir kısmını orada hapsetmiş dışarı üflememişti.

Geriye gittikçe gecesini süsleyen kalçalar, transparan gecelik, minik kırmızı dantelli külotu ile onun ateşli vücuduna belki bir daha sahip olamama korkusu sarmıştı içini aniden. Yastığın altındaki telefonunu alıp saate baktıktan sonra okuluna geç kalmaması için harekete geçmesi gerektiğini anlamıştı, sertliğini kaybetmiş sikine ve dün geceden hatırladığı hayallerine aynı anda veda ederek yatağından kalkıp banyoya kadar gidebilmiş, rahatlatıcı bir duştan sonra hızlandırılmış kahvaltı yapıp okula gitmek için evden çıkmaya çalışırken dakikalardır karar veremediği sorunun cevabına odaklanmış, aldığı nefesi tutarak sağ ayakkabısını da giyindikten sonra kapıyı kilitlemeyi ihmal etmemişti. Asansöre doğru yönelirken ani bir karar ile merdivenlerden yukarı doğru çıkarken bulmuştu kendini, dakikalardır cevabını bulamadığı sorunun cevabını bulmuştu ve aynı kararlılıkla merdivenleri üçer beşer çıkıp zile basmadan önce derin bir nefes alıp nasıl göründüğüne bakmış, dün gece birlikte zevkin doruklarına çıktığı kadını görme arzusu ile zile basmış, kapının açılmasını bekliyorken kalp atışları hızlanmıştı. Kapı açıldığında buluşmayı bekleyen iki çift göz birbirine bakıp gülümsemişti.

-Günaydın

dedi heyecanlı bir ses tonuyla Erkan. Nilay karşısında harika görünüyordu, siyah taytı içinde, sütun gibi bacakları üzerinde beyaz badisi ile saçlarının ıslaklığından onunda biraz önce kalkıp duş aldığı anlaşılıyordu. Abartısız makyajı güzelliğini katlamış memeler her zamanki gibi görsel bir zenginlik katıyordu vücuduna.

-Günaydın

dedi en az Erkan kadar heyecanlı bir ses tonuyla.

-İçeri girsene

dedi eliyle salonu gösterir gibi sağa doğru açarak.

-Yok teşekkür ederim o kadar zamanım yok. Demir abiyi merak ettim son durumunu sormak istedim okula gitmeden

dedi, ellerini koyacak bir yer bulamamış rastgele hareket ettirirken.

(Yatak odasından antreye açılan koridorun sonunda ağır aksak adımlarla beliren Demir’in ağzından hikaye devam eder;)

-Erkan lütfen içeri gir

dedim kapıya doğru yaklaşırken. Karım kapıyı yarım açarak badisinin üzerinden memeleri arasına sabitlemiş vücudunun yarısı kapının solunda diğer yarısı sağında kalacak şekilde Erkan ile göz göze bakışıyorlardı, Erkan’ın yerinde olup karşıdan memelerinin nasıl göründüğünü görmek için neler vermezdim ama kapıya doğru yaklaşırken kalçalarının tüm detaylarını ortaya çıkarmış taytını fark ettim. Erkan karımın muhteşem memelerinden sadece birini görebiliyordu ama ben aklımı başımdan alan kalçalarının tamamını görebiliyordum, Erkan'a göre daha şanslı başlamıştım güne. Ayakta zor durabildiğim halde bu görüntüye sikim hareketlenmişti, acaba Erkan’ın da siki kalkmış mıydı? Bu sorunun cevabını bilemiyordum. Belimin ağrısından dolayı ayakta dururken bir yerlerden tutunmam gerekiyordu, kapıya kadar ilerlemiştim ve sol kolumu karşıdan bakıldığında görünmeyen karımın sol omuzuna atarak oradan aldığım destekle kendimi şimdi daha iyi hissediyordum.

-Abi sabah sabah rahatsız etmeyim, hem dersim var okula gitmem gerek, ben sadece senin nasıl olduğunu öğrenmek istemiştim, bunun için sabah sabah rahatsız ettim sizi

dedi iki elini yukarı kaldırıp iki işaret parmağı ile tırnak işareti yaparak. Karımın kalçaları beni o kadar tahrik etmişti ki dayanamadım ve sol elimi kalçasına götürüp okşamaya başladım, karım ‘delirdin mi? ne yapıyorsun?‘ der gibi bir bakış atmıştı bana, ben kalçasının arasına parmağımı sokmaya çalışırken karımda karşıdan görünmesin diye yavaş yavaş kapının arkasına doğru ilerleyerek saklanmaya başlamıştı, tam olarak Erkan’ın açısından göremesem de artık kapının arasında kalan sağ memesini görebiliyordum. Karımla gittiğimiz market alış verişlerinin bazıların da karım çantasını kafasından omuzuna geçirip çantanın askısını memelerinin arasına denk gelecek şekilde takardı, böyle yaptığında inanılmaz tahrik olurdum. Etrafımızdaki insanlar yanımızdan geçerken direk karımın yerinden fırlayacakmış gibi davetkar memelerine odaklanıp gözlerini ondan ayıramazlardı, hatta çok defa ben çeşitli bahaneler bularak karımın yanından ayrılıp onu karşıdan görecek şekilde yeniden yanına giderek karşıdan gelen yabancı erkeklerin neler gördüklerine şahit olmak ister, bunu yapar ve raydan çıkardım. İtiraf ediyorum en hızlı sikimi kaldıran yaramazlıklarımdan birisi bu markette geçen olaydır. Madem itiraf ettik hakkını verelim o zaman, hatta karımın bu hareketi büyük bohça şeklinde olan ve askısı diğerlerine göre daha kalın olan çantalar ile yaptığını, küçük ve askısı ince olan çantalar ile yapmadığını keşfetmiştim, karım ne zaman

-aşkım market alış verişi yapmamız lazım

dese hemen o alış verişe büyük ve askısı kalın olan çanta ile gidebilmenin planlarını yapmaya başlar ve şansım yaver giderse o market alış verişinden inanılmaz tahrik olmuş olarak eve gelirdim.

Karımın kapının arkasında kaldığından dolayı görünmeyen sol kalçasını okşarken aynı zamanda kapının arasında kalmış ve adeta yerinden fırlamış sağ göğsünü gördüğümde yukarda anlattığım market alış verişlerindeki sahneler aklıma gelmişti ve tüm bunlar benim sikimi kaldırmıştı.

-Ne rahatsızlığı

dedim avucumun içine doldurduğum sol kalçasını iyice sıkarak .

-Hem sana bir teşekkür borçluyum. Bizde kahvaltı yapacaktık, gel birlikte kahvaltı yapalım sonra okuluna gidersin

dedim, sağ elimi mutfağa doğru açıp onu mutfağa davet ederek. Bu davete karımın nasıl bir tepki vereceğini bilemiyordum, öğrenmek için az önce yaptığım gibi avucumun içine doldurduğum kalçasını sert bir şekilde yeniden sıktım.

-Kahvaltı hazır zaten

dedi zaman kaybetmezsin anlamında. Cebinden çıkarttığı telefondan saatini kontrol eden Erkan

-Sanırım bir 20 dakikam var, o zaman dediğiniz gibi yapalım, en azından bir bardak çay içebilirim

dedi ayakkabılarını çıkartmaya çalışırken. Hep birlikte mutfaktaki masaya oturduk.
-Abi neden ameliyat olmuyorsun. Tıp çok ilerledi, özellikle mikro ameliyat alanında çok ciddi ilerlemeler oldu, belinden neredeyse kuş gözü kadar açılacak bir delikten girip işi bitiriyorlar, bir gece hastanede kalıyorsun ve sonrasında günlük hayatına dönüyorsun, doğruyu söylememi istersen kahvaltı teklifinizi bunları konuşabilmek için kabul ettim, bu alanda isim yapmış bir hoca var bizim okulda, istersen senin için onunla konuşur ve randevu alabilirim

dedi masaya oturur oturmaz. Erkan benim ile konuşurken arada gözleri mutfakta bir elmacık kuşu gibi oradan oraya hareket edip bize çay, şeker, kızarmış ekmek getiren karımın götüne kayıyordu. Erkan’ın gözlerini takip etmeye çalışmaktan neredeyse konuştuklarına odaklanamıyordum, en son

-incir reçeli de ister misiniz?

diye açtığı buz dolabının önünde bize doğru domaldığında her ikimizde karımın siyah taytının içinden göt deliğine odaklanmıştık. Giyindiği iç çamaşırı götünün arasına toplanmış ve harika görünüyordu, sikim adeta patlayacak gibiydi.

-MR ın var mı abi?

dedi konuyu değiştirmek istercesine.

-MR ın varsa sen bana ver, ben bu gün bizim hocayı bulup durumun hakkında bir görüşme yapayım, hocanın yorumuna göre ameliyat derse bence bir an önce seni ameliyat ettirelim kurtul şu dertten

dedi. Karım incir reçelini bulup masaya koymuş yanıma oturmuştu ama benim aklım hala az önce bize doğru domalan karımın muhteşem götündeydi, karım çok rahat hareket ediyordu ki ben buna anlam veremiyor, diğer taraftan da inanılmaz sertleşiyordum. Karımı iyi tanır, notalarını iyi bilir ve o doğru notaları ile çalarsan bitmesini hiç istemeyeceğin bir şarkı olurdu karım, karımı yanlış notalar ile çalmaya kalkarsan o şarkıyı tek başına ve söyler elin ile devam etmek zorunda kalırdın. Erkan’dan hoşlanıyor olabilir miydi? Neden bu kadar rahat hareket ediyordu? bunlar kafama takılan ama kafama takıldığı gibi de sikimi kaldıran sorulardı ki benim bunların cevaplarını bulmam gerekiyordu.

-MR ım var, hatta çok yeni sayılır, sanırım iki haftalık öyle değil mi

diye teyit beklercesine karıma döndüğümde karımın Erkan’ın sikine odaklandığını fark ettim, kısa bir sessizliğin ardından

-evet hayatım en son iki hafta kadar olmuştu

dedi teyit edercesine kafasını sallayarak.

-Dur ben alıp geliyim

diye elimi belime atarak iki büklüm vaziyette ayağa kalktım. Belimin ağrımasından ziyade kalkmış sikimi fark ettirmemek istediğimden dolayı iki büklüm kakmış ve hemen onlara arkamı dönerek yürümeye başlamıştım. Yatak odasına gittikten sonra

-Aşkım MR ı bulamıyorum bir bakar mısın?

diye karımı çağırdım, karım yatak odasına girer girmez ellerimle kavradığım kalçalarından asılıp kendime doğru çekip göğüslerimi göğüslerine, aynı anda dudaklarımı da onun dudaklarına yapıştırdım. Alev gibi yanıyordu dudakları, dudaklarını bıraktığımda dilimin ıslaklığı onun dudaklarında kalmış, taytının içine soktuğum elim ile göt deliğine kadar ulaşmış ve ona masaj yapmaya başlamıştım. Çok fazla ayakta duramayacağımı bildiğim için pijamamı çamaşırımla birlikte diz kapaklarıma kadar indirip yatağa oturdum.

-sikimi yalamanı istiyorum

dedim kolundan tutup kendime çekerek.

-Aşkım delirdin mi? Mutfakta misafirimiz var ve biz MR almak için buradayız. Akşam zevkle yalarım o sikini ama şimdi olmaz
-Tek deliren ben değilim amına koyuyum, sen beni delirtmek mi istiyorsun? Üzerindeki kıyafetler çok tahrik edici, dolaptan reçel alırken o kadar domalmak zorunda mıydın? Masada Erkan’a karşı bacaklarını aça aça oturmalar falan, hayırdır! Anlaşılan o ki tek deliren ben değilim, benden başka delirenlerde var burada, bak arkadaşta delirdi

dedim sikimi göstererek. Karım önümde diz çöktü ve sikimi ağzına alarak tek seferde hepsini içine aldı, göz bebeklerim yukarı kayarken oooh diye inledim.

-Devam et sultanım, güzel karım benim

dedim. Karım bir kaç kez daha sikimi yaladıktan sonra çamaşırım ile pijamamı yukarı çekerek ayağa kalkmamı işaret ettikten sonra

-Şimdilik bu kadar yeter, misafiri bekletmeyelim

dedi. Karım çekmecelerden bulduğu MR ı haber vermek için MR ı bana doğru sallayarak

-işte buradaymış
-Sen götür bende sikim biraz kendine gelsin hemen gelirim

diyerek karımı mutfağa gönderdim.

Karım mutfağa gitmişti bende hemen arkasından koridorun sonuna kadar gidip mutfak kapısına yakın bir yerde ne konuştuklarını duymaya ve dinleme çalışıyordum. Karım hiç yapmadığı hareketleri yapıyor ve hiç olmadığı kadar rahat davranıyordu, bu açıkçası hoşuma gidiyor ve sikimi kaldırıyordu ama nedenini bulamıyor ve onu arıyor, bu arayış için yaptığım şeyler ve düşüncelerde sikimi kaldırıyordu. Mutfakta adeta fısıltı seviyesinde konuşmalar vardı ki hiç birini duyamıyor deli oluyordum, çok merak ediyordum ne konuştuklarını, karım MR ı Erkan’a vermiş olmalıydı, boğazını temizler gibi bir ses duymuştum Erkan’dan.

-Ben artık kalkıp okula gideyim yoksa geç kalacağım

dediğinde benim içinde mutfağa doğru hareket etme vakti gelmişti. Mutfağın kapısından aldığım destekle ayakta duruyordum, Erkan

-Abi ben gidiyorum
-Tamam Erkan, sana zahmet hocanla bir konuş MR a bir baksın, ameliyat derse artık yaptıralım, resmen sürünüyorum, tüm hayat kalitem bitti, çok canım yanıyor artık
-Sen merak etme, bu gün konuşur akşama size haber veririm
-E o zaman akşama yemeğe gel bize, hem yemek yeriz hem de hocanın söylediklerini konuşuruz

Dedi karım bana bakarak ve benden onay istercesine.

-İyi fikir, süper olur bence de, akşama yemeğe bekliyoruz

dedim kapıya doğru birlikte yürürken.

-Abi bir de numaranı alayım ben senin, hoca bir şeyler sormak isterse o zaman hemen seni arar sorarım

dedi vereceğim numarayı kaydetmek için telefonunu çıkartırken. Heceleye heceleye telefon numaramı yazdırdıktan sonra karıma

-istersen sende numaranı ver, belki şarj biter ulaşılamaz falan o zaman seni arar

dedim gözlerimi devirerek. Duyduklarına karımdan çok Erkan sevinmiş ve iki eliyle tuttuğu telefonuna karımın numarasını yazmak için karımın numarasını söylemesini bekliyordu, o kadar heyecanlıydı ki yüzünde sanki çok işine yarayacak bir şeyi bulmuş ve mutlu olmuş bir ifade vardı, aynı mutluluk ile karımın numarasını telefonuna kaydettikten sonra ayakkabılarını giyiniyordu gitmek için, ben ise telefonuna karımı ne olarak kaydetmiş olacağına takılmış düşünüyordum. Acaba Nilay’mı yazmıştı, komşu Nilay’mı yada seksi Nilay’mı? Belki de sürtük Nilay, bunlardan hangisiydi acaba, o kadar çok merak ediyordum ki bunu öğrenmek için nelerimi vermezdim. Erkan kendisi için gelen asansöre binip giderken ne düşünüyordu bilmiyorum ama ben karım ile aralarında ne olduğunu ya da neler olduğunu düşünüyordum, kokusu illaki çıkacaktı, bunun için sabırlı olmalıydım ve takip etmeliydim.
Published by afuygun
1 year ago
Comments
Please or to post comments