Gizli düşünce - Kusursuz yaşanan -1 (Alıntı)

Her şey o halı saha maçıyla başlamıştı. Arkadaşları ile futbol oynamaya halı sahaya giden kocamı beklerken kocamın acile kaldırıldığını gelen telefonla öğrenmiştim, titreyen parmaklarım ile telefonu kapatabilmiş ama henüz yaşadığım şoku atlatamamıştım. Telefonda öğrenebildiğim kadarıyla kocam sırt üstü düşmüş ve yaşadığı sağlık sorunlarından dolayı gelen ambulans ile acile götürülmüştü, detayları sormaya cesaret edememiş, yakınlarda oturan bir arkadaşımdan yardım istemiş ve arkadaşım beni hastaneye götürmek üzere yola çıkmıştı. Kafamda cevabını bulmaya çalıştığım sorulardan kalan kısmıyla bulabildiğim bir kaç parça kıyafeti hızlıca giyinip binanın önündeki yola kadar çıkmıştım, kısa süre sonra gelen arkadaşım ile birlikte hastaneye doğru yol alıyorken olup bitenleri arkadaşıma anlatıyordum. Hastaneye gider gitmez sekreteryadan hangi odada kaldığını öğrenip kocamın yanına gittim, onu ilk gördüğümde suratında yaramazlık yapan çocuk pişmanlığı okunabiliyordu, hızla yatağına yaklaşarak

-Demir ne oldu sana aşkım anlat bana ne oldu?

dedim meraklı gözlerle.

-Önemli bir şey yok. Düştüm sadece, onlarda hastaneye getirdiler

dedi ambulansı kastederek. Suratından anladığım kadarıyla önemli bir şeyler vardı, ellerini tutup gözlerine bakarak.

-Tam olarak neren ağrıyor?
-Aşkım belim ağrıyor

diyebildi boştaki elini beline götürerek. Hemşirelerin biri geliyor diğeri gidiyor, MR lar serumlar tahliller derken zaman baya ilerlemişti, Demir benden eve gitmemi istedi ama ben onu o halde bırakıp gidemezdim ki gitmedim. Arkadaşıma teşekkür ederek gitmesini söyledim ve sabaha kadar kocamın başında bekledim, sabaha karşı serumuna kattıkları ilaçların da etkisiyle Demir rahatlamış ve uyumuştu. Sabah sonuçlarımızı değerlendirecek doktor geldi, kocamın belinde düşmeye bağlı fıtık oluştuğunu, şimdilik ameliyat önermediklerini ama mutlaka fizik tedaviye gitmemiz gerektiğini söyleyip yazdığı bir çanta ilaç ile evimize gidebileceğimizi öğrendim. Hazır Demir uyuyorken hastane karşısındaki eczaneden ilaçlarını aldım, Demir’i uyandırıp çağırdığımız taksi ile evimize geldik.

İşte böyle başladı her şey. O zamana kadar kocamın hiç bir şeyi yokken doktorlarla ,ilaçlarla, fizik tedavilerle, manuel terapilerle tanışmıştık. Gece uykuları kaçtı, gündüz kalkıp işe gidemedi, raporlar, izinler, fizik tedavi seansları derken üç gün iyi bir hafta kötü, bir hafta iyi bir ay kötü bir moda girdik. Ameliyatın çözüm olmayacağı konusundaki ortak karardan dolayı ben ve kocamın ameliyattan çok korkuyor olması iyice çözümsüz hale getirmişti bizi, eh bizimde haftada bir yapabildiğimiz olağan sevişmelerimizde çoktan rafa kalkmıştı. Adam canıyla uğraşıyor diye ona da bir şey söyleyemiyordum, ne siki kalkıyor, ne yüzü gülüyor, ne de beni görüyordu, yapacağı ani bir hareket ona günlerce ağrı olarak döneceği için uyurken bile destur ile uyumaya başlamıştı yatakta fakat ben dolmuş taşmıştım artık. Demir ile liseden beri tanışıyorduk, yaşça ben ondan iki yaş küçüktüm, ikimiz de üniversiteyi bitirmiş ve çalışma hayatına başlamakla birlikte zaman kaybetmeden evlenmiştik, yatakta kocam yanımda uyurken ben yanı başında kendimi parmaklayarak tatmin etmek için evlenmemiştim kesinlikle, banyoda küvetin içine yatıp klitorisime tuttuğum tazyikli su sıcak sıcak çarpıp dururken ben memelerimi okşayarak boşalmaya çalışıyordum. Ne salatalıklar, ne fırça sapları kalmıştı denediğim boşalmak için ama bunların hiç biri gerçek bir yarağın tadını vermiyordu veremezdi de. Yaşadığım cinsel açlıktan dolayı adeta yalvarıyordum içime bir sik girsin, kocam beni sikip boşaltsın diye ama nafile.

Yine bir gece uykusundan uyandı kocam ve resmen yatakta kıvranıyordu, uyku sersemi uyandığımda kocamın belinin kitlendiğini ve bundan dolayı çok acı çektiğini gördüğümde elim ayağım boşalmıştı. Kocamın tüm vücudu terlemiş, acı içinde kıvranıyordu ama hareket edemiyordu, oysa ben o gece kocamla sevişebilir miyim diye üzerime sadece kırmızı külotumu giymiş ve yanına yatmıştım, muhteşem göğüslerim boştaydı. Kocam alnındaki teri avuç içiyle silerken

-112 yi ara gelip beni götürsünler Nilay, çok canım yanıyor

dedi. Elim ayağıma dolaşmıştı, yataktan fırladığım gibi elime geçirdiğim ilk geceliğimi giyinip 112 yi aramak için telefonumu bulmaya çalışıyordum, birden aklıma 2 kat altımızda oturan Erkan geldi, Erkan bekar ve annesi ile birlikte oturan yakışıklı bir gençti, zaman zaman asansörde ve binanın girişinde karşılaşır bazen ‘iyi akşamlar‘ bazen ‘günaydın‘ der selamlaşırdık, ben daha çok annesini biliyor ve tanıyordum, hatta zaman zaman kahve içmeye gittiğimde evlerinde spor aletleri görüyordum hep. Erkan yakışıklı, güler yüzlü ve spor manyağı bir gençti, kaslı ve üçgen bir vücudu vardı, tıp fakültesi son sınıfta öğrenciydi ama ne ara derslerinden fırsat bulup spor yapıyordu bilmiyorum, 112 yi aramak yerine Erkan’dan yardım isteyecektim. Öyle telaşlıydım ki üzerime aldığım geceliğimle terlikleri giyerek merdivenlerden inmeye başladım, gecenin yarısı terliklerim binada yankı yapıyordu, iki kat aşağıya inerek kapısına dayandım zili çaldım. Ses yoktu, bir daha, bir daha, bir yandan kapıyı tıklatıyor bir yandan zile basıyordum. Sonunda anahtar seslerinden sonra kapı açıldı, ben Erkan’ın annesini beklerken Erkan karşımdaydı, ışığın verdiği rahatsızlıkla gözlerini ovuşturuyorken üzerinde sadece şort vardı, o da karşısında beni görünce çok şaşırdı ve gözlerini sonuna kadar açtı. Üzerine atılıp nefes nefese

-Erkan, çabuk bana yardım et

dedim kollarını tutarak.

-Ne oldu Nilay abla ? Kötü bir şey mi oldu?

dedi telaşlı ses tonuyla. Hafif dengemi kaybetmiştimki beni tuttu, bulabildiğim kırık dökük kelime ve cümlelerle derdimi anlatmaya çalıştım. Kocamın iyi olmadığını anlamıştı, omuzlarımı okşarken

-Sakin ol Nilay abla hemen geliyorum, bir bakalım ne yapılabilir, olmadı alıp acile götürür orada çaresine bakarız

dedi. Gitmek için kapının dışına doğru hareket ettiğim sırada

-Bekle annem yok, evde yalnızım, üzerime bir şey giyinip anahtarı alıp geleyim

dedi. Sonra birlikte merdivenlerden çıkarak bizim eve geldik, ben yatak odasını göstererek

-içerde yatıyor

dedim. Birlikte yatak odasına kadar gittik, kocamın yanına geldiğimizde hiç bir değişiklik yoktu ve acı içinde kıvranıyordu.

-Geçmiş olsun Demir abi. Konuşabiliyor musun? Ne durumdasın?
-Çok kötü durumdayım, belim kilitlendi, hareket ettikçe canım yanıyor

dedi. Kocamı kolundan tutup dikkatli bir şekilde yan çevirdikten sonra bana

-belini aç

dedi. Kocamın pijamasını aşağı, atletini de yukarı doğru çekip belini açmaya çalıştım.

-Krem var mı?

diye sordu. Koşarak gidip doktorun verdiği bir çanta ilacı alıp geldim, titreyen ellerimle uzattım, ilaçları kontrol edip

-süper burada tam istediğim bir iğne var, bu iğne işe yarayabilir, hastaneye gitmek zorunda kalmayabiliriz, bende de bir iğne var onu da karıştırdığımızda daha süper olur

dedi, yataktan kalkıp koşarak evine gidip bahsettiği iğneyi alıp geldi, iki iğneyi karıştırıp eşimin kalçasına enjekte ederken kenardan beni uzun zamandır mutlu edemediği siki görünüyordu,Erkan iğneyi yaptıktan sonra çantadan aldığı kremi kocamın kuyruk sokumundan başlayıp komple belini kapsayacak şekilde masaj yapar gibi kremlemeye başlamıştı. Erkan bu işi yaparken kaçamak gözlerle bana bakıyordu, neden bu şekilde baktığına anlam verememiştim ama aklıma birden giyindiğim gecelik gelmişti, üzerimde tek külot ile yattığımdan telaşla yatağımdan fırladığımda elime ilk geçen geceliğimi giyinmiştim, o gece eşimi etkilemek için seçtiğim siyah tül incecik ve kısa geceliğimdi şu anda üzerimde olan gecelik, o şekilde yatağa oturunca iyicene sıyrılmış, kırmızı minik külotum ortaya çıkmış, göğüslerim tamamen meydandaydı. Yüzüm kıpkırmızı olmuştu ama karanlık olduğundan kimse farkına varmayacaktı, aklıma hemen gidip kıyafetimi değiştirmek gelmişti ama kocamın yanı başında oturuyordum ve iğne vurulurken elimi sımsıkı tutmuştu ki henüz bırakmamıştı. Kocam belinin ağrısındanmıdır Erkan’ın beline yaptığı masajdanmıdır bilmiyorum acıyla karışık inliyordu, Erkan’ın bakışlarını üzerimde hissetmeye başladığımdan beri resmen içimde değişik duygulara sahne olan savaşın etkisindeydim. Neden olmasın! Yatak odasında kalçaları tamamen açık halde yan üstü yatmış halde yarı çıplak kocam, yanı başında üzerinde sadece kırmızı külot ve transparan kısa bir gecelik olan ben, son olarak üzerinde şort atlet diyebileceğimiz kıyafetlerle gencecik bir delikanlı kaslı kolları ile kocamın beline masaj yapıyordu. Hafif kıllı bacaklarına giyindiği şortun önünde karanlıktan tam görünemeyen bir kabarıklık ile karşımda oturan Erkan’a gözümün ucuyla bakıyordum, sanki ilk geldiğinde önünde bu kabarıklık yok muydu? Daha mı kabarmıştı ne? Offf. Evet evet! Siki kalkmıştı çocuğun, benim için mi kalktı bu sik şimdi? Herhalde öyle.

Bence de öyle olmalıydı, neredeyse çıplak, şeffaf kısa tülün altında sarışın, bembeyaz bir vücut, kabarık, şahane diklikte memelerin uçları parmak gibi kabarmış tülü kabartıyor, sarı saçlarım uzun ama memelerimi örtecek kadar uzun değil, geceliğin etekleri kasıklarıma kadar gelmiş minik külotumun yarısı tülün içinde diğer yarısı dışarda kalacak şekilde görünüyor halde tam bir ziyafet sunuyordu. Bu gelişmelerle birlikte bana elbette bir şeyler oluyordu, kasıklarıma kan yürüyordu sanki, içimde, karnımın hemen altında bir şeyler kıpır kıpır, adeta amımın kabardığını hissediyor, bunu engellemek ister gibi bacaklarımı sıkıyordum. Klitorisim bir balon gibi şişmiş içimde sular akıyordu, oda çok sessizdi, kocamın inlemeleri olmasa kesin kalbimin atışları duyulurdu, kalbim neredeyse tüm vücudumu gezindikten sonra amıma tahtını kurmuş ve orada atmaya başlamıştı. Kocam öyle bir inliyordu ki bu inleme sesi beni daha da fazla raydan çıkartıyordu. Yapma kocacığım, inleme lütfen, zaten kafama vurmuş erkeksizlik açlığımı daha çok kamçılama diyordum içimden. Kocam iğnenin ve masajın etkisiyle iyice yığılıp kalmış hatta neredeyse uyumak üzereydi, yüzündeki acı görüntü yerini mutlu bir tebessüme bırakmıştı. Erkan

-Kremde iyicene emdi, sanırım rahatladı biraz

dedi pijamasını çekmeye çalışırken, bende ona yardım etmek isterken parmaklarımız bir birine değmişti, Erkan ateşe değmiş gibi elini aniden çekmişti. Yanıyordum, resmen cayır cayır yanıyordum, birlikte pijamasını giyindirip kocamın üzerini de örttükten sonra

-sanırım iyice rahatladı, bırakalım uyusun artık

diye fısıldadı Erkan. Birlikte yatak odasından çıktık, Erkan elleri kremli olduğundan dolayı yıkamak istedi, yatak odasının hemen yanındaki banyoda yıkaması için ona yardımcı oldum. Banyonun lambasını yakıp kapısını açarak ondan önce banyoya girip suyu açtım, Erkan arkamdan banyoya girip lavaboya uzandığında ben onun sağında adeta duvara sıkışmıştım, üstümde kısa siyah transparan geceliğim, uçları kabarmış ve gecelikten belli olan dim dik memeler, içimde kırmızı mini dantelli külotum, çıplak ve sütun gibi bacaklarımla yanı başında duruyordum, yatak odasında görünmeyen ama banyoda çok dikkat çeken kırmızı ojelerim harika görünüyordu. Elini yıkaması için Erkan’a sabunu uzattığımda yine parmaklarımız temas etmiş adeta elektrik çarpmıştı yine, ellerini yıkayıp kuruttuktan sonra elimi tuttu, gözleri gözlerimde ve gözlerini benden hiç ayırmadan yavaş yavaş yaklaşıp birden bana sarıldı, kendimden geçmiştim ben, ne bir tepki verebiliyor ne de konuşabiliyordum. Dudaklarım kurumuş nefes alış verişlerim hızlanmıştı, bana doğru eğilerek iri etli dudakları ile tüm dudaklarımı kapatarak bana yaşam iksiri verir gibi öpüyordu dudaklarımı, iki vahşi hayvan gibi öpüştüğümüzü söylemek zorundayım, bunun başka bir adı yoktu.

Resmen hayvan gibi öpüşüyorduk. Birbirleri için yaratıldıktan sonra büyükçe bir ormana bırakıldıktan yıllar sonra birbirini bulan iki hayvandan farkımız yoktu, ben onun güçlü kolları arasında saçlarını kavramıştım, dudaklarımı örseleye örseleye öpüyor, arkadan tuttuğu saçlarımı kendine doğru çekiyordu, bıraksa kaçacakmışım gibi diğer kolu ile sımsıkı sardığı sırtımı kendine doğru bastırdıkça memelerim onun geniş göğüslerinde eziliyor, heyecandan nefes almayı unutuyor, bunda dolayı nefes nefese kalıyordum, nefes almamaya razıydım, yeter ki beni şu anda sarıp sarmalayan bu kaslı kollar bedenimden hiç ayrılmasın. Alev alev yanan kasıklarım çoktan ıslanmış, Erkan’ın siki de kazık gibi olmuştu, kasıklarıma doğru bastırdığında bu sertliği rahatlıkla hissedebiliyor, kollarında kıvranıyordum. Dudakları dudaklarımda, boynumda, yanaklarımda ve her yerimde, elleri, o iki yaramaz elleri sırtımda, kalçalarımda, külotumun önünde, arkasında tüm vücudumda geziyordu. Sadece biz değil dudaklarımızda buluşan nefeslerimizde sevişiyor, elleri geceliğimin üzerinden memelerimi ve kabarmış uçlarını eziyor ve okşuyordu. Ellerini sırtımda geceliğimin boynuna gelecek şekilde birleştirip parmaklarıyla tuttuğu geceliğimi boynumdan eteğine kadar tek hamlede caaaaart diye yırtmıştı, amımı yarsa ancak o kadar tahrik olurdum, bu hareket ve bu ses beni rayımdan çıkartmış, üzerimdeki mini dantelli kırmızı külot ve içimdeki köle duygularım ile karşısında kalakalmıştım. Eğilip önümde diz çökerek külotumun üstünden dudakları ile amımı kavradı, kabarmış amımı külotumun üstünden ısırır gibi yapıyordu. Islanmış, amı götü dağıtmıştım, önümde diz çökmüş şövalyemin saçlarına parmaklarımı geçirip dudaklarını amıma yapıştırıyordum. Pençelerini külotumun iki yanına geçirip tek hamlede bileklerime kadar indirdi, artık karşısında çırılçıplaktım, kabarmış amıma dudaklarını getirip yapıştırdı, sıcak dudaklarını alev alev yanan amıma dayadığında dayanamayıp inledim

-oooohhhhhh

dedim. Arkadan elleriyle kavradığı kalçalarımdan beni kendine doğru çekerken dilini amımın derinliklerine sokmaya çalışıyor, beni delirtiyor, dilinin klitorisime değmesi beni yeniden rayımdan çıkartıyordu. Saçlarına koparırcasına asılarak eğilip sırtına doğru kapandım, kasıla kasıla boşalırken ayakta ikiye katlanmıştım, boşalmamın bitmesini bekledikten sonra ayağa kalktı, elimden tutarak beni salona kadar götürdü. İçimdeki köle her dediğine itaat ediyor ve tüm isteklerini yerine getiriyordu.

Salona geldiğimizde üzerindeki iki parça kıyafeti bir çırpıda çıkartmış ve salonun ortasında çırılçıplak kalmıştı, vücudunun üstü sporcuların vücuduna, alt tarafı ise porno filmlerde görüp ağzımın suyu aka aka izlerken kendi kendimi tatmin ettiğim kaslı ve damarlı bir erkeğin vücuduna benziyordu. Geniş göğüsler, pazular, güçlü kollar, üçgen muzlar, ince bel ve kaslı bacaklarla karşımda duran erkeğim ağzımı bozduruyor, bacakları arasında dimdik ayağa kalkmış kol gibi damarlı sik ise resmen belamı sikiyordu. Salonun ortasında ateş gibi gözlerle bana bakıyor ve bekliyordu,bekletmeden yanına gidip erkeğimin önünde diz çöktüm, taparcasına elime aldığım sikini ağzıma götürdüm ve onu yalamaya başladım. Erkeğimin vücudu kasılmıştı, sağ elimle kavradığım sikini sonuna kadar çıkarttığım dilimin üstüne bir kaç kez vurarak dilimde sikinin kafasını dövdüm, yukarı baktım erkeğim pür dikkat beni izliyordu, sonra üstüne kapandım, dudaklarımla sikini emdim, yaladım, dilimi damarları üzerinde gezdirirken boştaki parmaklarımla testislerini okşadım, kendisini hafif sağa doğru eğerek saçlarımdan tutup ağzımı sikmeye başladı. Sikini yavaş hareketlerle sonuna kadar sokup çıkartıyordu, sikini ağzımdan çıkartıp beni ayağa kaldırdıktan sonra beni yere sırt üstü yatırdı, bacaklarımı ayırıp arasına girdi. Siki demir gibi olmuştu, kocamın adı Demir’di ama o güne kadar onun sikini hiç böyle görmemiştim. Bu kocaman aletin tadını çıkartmak istiyordum, bacaklarımı sonuna kadar açtıktan sonra amımın dudaklarını da iki yana açarak erkeğimin girmesini bekledim, havaya kalkmış sikini aşağıya doğru bastırarak amıma hizaladıktan sonra kafasını değdirdi, bu dokunuşla içinden şelaleler akan amcığım sertliği algılayarak titredi, belini öne doğru hareket ettirerek sikini boylu boyunca amıma yerleştirdi, yavaşça geriye çekerek başını kabarmış klitorisime bastırdı. Deliriyordum, gözlerinin içine bakarak

-mmmm çok güzel. Devam et lütfen

diyerek inledim. Yeniden amımın dış dudakları arasında gidip gelmişti, bir daha, bir daha ve bir daha. Altında kıvranıyorum, kölesi olmuştum, yalvarsam hiç bir şey olmazdı, yalvarıyordum artık.

-Hadi! Hadi sok. Yalvarırım sok, karın gibi sik beni, patlat amımı hadi.

diye inledim. Baş ve işaret parmağı ile amımın dudaklarını araladıktan sonra sikinin kafasını deliğime dayadı, yavaş yavaş ittirip daracık amıma girdi, kıvranıyordum, üzerime doğru yatarken

-aaahh yavaş, yavaş ol

dedim. Dudaklarıma yapışıp yine vahşi hayvan gibi öpmeye başladı, boynuna sarıldım, bacaklarımı kalçalarına doğru kaldırıp sikini daha çok hissetmek istiyordum. Amımı yara yara girip çıktığını hissedebiliyordum, nefes nefese kalmıştım, hayatımda ilk defa içime bu kadar kalın ve uzun bir sik alıyordum, neredeyse rahmime kadar girmişti ve daracık amımı tamamen doldurmuştu, çok zevk alıyor resmen uçuyordum. Birazdan ritmik hareketlere başlamıştı, sonuna kadar çekiyor ve yeniden yara yara amımın derinlerine giriyor, bağırmamak için kendimi zor tutuyor ara sırada ulaşabildiğim kadarıyla kolumu ısırmaya çalışıyordum. İki bacağımın arasında bir seks makinası var gibi hiç temposunu bozmadan içimden sularımı fışkırta fışkırta girip çıkıyor, nefessiz kalıyor, ellerim erkeğimin sırtında kollarında boynunda ve ulaşabildiğim her yerde tüm bedeninde dolaşıyordu. Şehvetten adeta kendimi kaybetmiştim, fırsat buldukça erkeğimin sırtına tırnaklarımı geçiriyor, erkeğim de kulak memelerimi, dudaklarımı, memelerimi ve boynumu öpücüklere boğuyor ve onları yalıyor, göğüslerimiz arasında sıkışmış memelerimi eziyordu. Amımın suları seller gibi akarken aralıklarla kasılarak orgazm oluyordum, böylesi bir sikişe hiç alışık değildim ve durması için yalvarıyordu, yalvarıyordum ama durmuyordu, amımı pompalamaya devam ederken kasık bölgem inanılmaz sulanmıştı, koç yumurtası gibi testisleri de ıslanmıştı, amıma vurduğu her pompada bu ıslanmış taşaklar göt deliğime ıslak ıslak yapışıyor ve ses çıkartıyor, tüm bu fırtınanın içinde göt deliğimde payına düşeni alıyor ve mest oluyordu. Bu gece tüm her şey beni çıldırtmak ve bitirmek için organize olmuştu.

Terlemiştim. Göbeğim, memelerim, kasık bölgem, sırtım kısaca her yerim. Üzerimde şınav çeker gibi amımı pompalayan erkeğimin kokusunu içime çektikçe aldığım zevk ikiye katlanıyordu, erkeğim sonunda hayvan gibi boşalmaya başlamıştı, dudaklarıma yapışmış inleyerek ve titreyerek bacaklarımın arasında içime boşalıyor, sanki delecekmiş gibi sikini amıma sonuna kadar bastırıyor, rahim duvarlarıma kadar giren sikinin kafasının zonkladığını içimde hissedebiliyor, içime boşalttığı spermlerin sıcaklığı içimi ve derinlerimi yakıp kavuruyordu, bende son kez ve aynı anda kasılarak boşalmaya başlamıştım. Bir birbirimizin içinde eriyorduk hem de son damlamıza kadar, sikini içimden çıkartıp yanıma sırt üstü devrilmişti, nefes nefese kalmış terlemiş vücudu ve siki hala dimdik ayakta nefis görüyordu. Yerimden kalkacak kadar gücü toparlayabilsem kalkıp o muhteşem sike bir teşekkür öpücüğü konduracaktım ama kolumu kaldıracak enerjim kalmamıştı, en azından parmaklarımla erkeğimin dudaklarına bir teşekkür öpücüğü vermek için parmaklarımı dudaklarına götürdüğümde tüm parmaklarımı öpücüklere boğmuş, son olarak dudaklarıma kondurduğu teşekkür öpücüğünden sonra kıyafetlerini giyinip evine gitmişti. Erkan hem kocama hem de bana ilaç olmuştu.
Published by afuygun
1 year ago
Comments
Please or to post comments